303
Süre: 145 Dakika
Ülke: Almanya
2018
Jan insanların doğuştan bencil olduğuna inanmaktadır. Onun için de Berlin'den beraber seyahat etmek için anlaştığı kişi onu ortada bıraktığında hiç şaşırmaz. Jule ise insanların özünde empatiye ve işbirliğine yatkın olduğuna inandığından, Jan'ı külüstür karavanı '303'e davet eder. İkisi de Atlantik kıyılarına doğru gitmek istemektedir. Jan'ın hedefinde İspanya vardır; orada gerçek babasıyla tanışmak istemektedir. Jule ise erkek arkadaşının yanına, Portekiz'e gitmektedir. Aslında en başta yalnızca Köln'e kadar beraber seyahat etmeyi düşünmüşlerdir lakin geride bıraktıkları her kilometreyle birbirlerinin dünyasını daha da ilginç bulurlar: Kapitalizm insanı giderek bir Neandertal'e mi dönüştürmektedir? Tek eşlilik mutsuzluk mu getirir? İnsan kime aşık olacağına karar verebilir mi? Önce Fransa'ya ulaşırlar birlikte, ardından da İspanya'ya. Aralarındaki sohbet de giderek derinleşir. Birbirlerine aşık olmamak artık ikisi için de çok zordur.
Hans Weingarner'ın yönettiği 303, dünya prömiyerini Berlin Film Festivali'nde yapmıştı.
BAŞ ROL OYUNCULARININ UZUN DİYALOGLARI ÇOK BAŞARILI AMA BU UZUN DİYALOGLAR ZAMAN ZAMAN SIKICI GELDİ BANA VE BÖYLE BİR ALMAN FİLMİNDE KARŞILIKLI FELSEFİ TARTIŞMALARIN İÇERİSİNE YAHUDİLERE YAPILANLARIN KATILARAK BİR ÇEŞİT GÜNAH ÇIKARILMIŞ OLMASINI BEĞENMEDİM. MÜZİKLER GÜZEL AMA YETERSİZ, SİNEMATOGRAFİSİ DE ZAYIF. YÜKSEK IMDB PUANINI HAK ETMİYOR ANCAK GÜZEL BİR HİKAYESİ VE KENDİNE ÖZGÜ DURAĞANLIĞI OLAN, AKSİYON BEKLEMEDEN, SAKİN KAFAYLA, İZLENEBİLECEK BİR FİLM.