Life with Father - Babam ile Hayat, Day adlı bir çocuğun, sert ama sevgi dolu babasının katı yönetimi altında Viktorya dönemi New York'unda büyüyen çocukluğunu konu alıyor.
Filmde büyük çocuk olarak seyrettiğimiz Clarence Day’in romanına dayanan bir film. Kendisi senaryo yazarları arasında aynı zamanda.
Amerikalı yazar Clarence Day, 1874 yılında New York’ta doğdu. Varlıklı bir aileden geliyordu (babasının Wall Street’te kendi aracı kurumu vardı ve New York Borsası üyesiydi; büyükbabası ise “New York Sun” gazetesini kurmuştu) ve 1896’da Yale Üniversitesi’nden mezun oldu; okulun mizah dergisi “The Yale Record”un editörüydü. Ertesi yıl babasının aracı kurumuna katıldı, ancak bir yıl sonra ABD Donanması’na katılmak için ayrıldı. Ne yazık ki, hizmet sırasında sakatlayıcı bir artrit geliştirdi ve hayatının geri kalanını yarı sakat olarak geçirdi.
En ünlü eseri, baskıcı babasının yönetimi altındaki 1890’larda Day ailesinin yaşamını mizahi bir dille anlatan anı kitabı “Babamla Hayat”tır (1935). Kitap oldukça başarılı oldu ve 1939’da gişe rekorları kıran bir tiyatro oyununa, ardından eleştirmenler ve finansal açıdan başarılı bir filme, Life with Father (1947) uyarlandı. Film, en iyi görüntü yönetmenliği, en iyi sanat yönetmenliği, en iyi müzik ve en iyi erkek oyuncu (William Powell) dallarında Oscar adaylıkları aldı. Ayrıca kısa ömürlü (iki sezon) bir TV dizisi olan Life with Father (1953) de uyarlandı.
Baba rolünde William Powell ve anne rolünde Irene Dunne çok başarılı. 15 yaşında bir Elizabeth Taylor ileride büyük bir yıldız olacağının ipuçlarını veriyor. Yönetmen başarılı filmlere imza atan Michael Curtiz. Çoğu tek mekanda çekilen film dönemine göre başarılı sayılabilir. Ne var ki 78 yıl önce yapılan komedi filminde bazı espriler günümüze çok yabancı kalıyor. Filmdeki esprilerin önemli bir kısmı da rezil çeviri sayesinde güme gidiyor. Çevirmen çevirmemiş filmin içine etmiş. Bu durum filmden keyif almanızı önemli ölçüde etkileyebilir. Babanın filmdeki adı “Clarence Day” çevirmen Clarence Günü diye uygun görmüş. Bir örnek daha -Her zaman piskoposlukçu muydunuz? -hep gittim bu kilisede -metodist olur musun vaftiz? vaftiz yoluyla bir piskoposlukçu musunuz?
Ve at arabasına araba ya da fayton yerine taksi demesini de hoş görün artık.
Sitemizdeki tüm video içerikleri, çeşitli video servislerinden eklenmektedir. Video hak sahipleri kaldırılması istenen içerik ile ilgili olarak İLETİŞİM bölümünden yazmaları halinde en fazla 3 gün içerisinde içerik kaldırılacaktır. İLETİŞİM, sitemap
Filmde büyük çocuk olarak seyrettiğimiz Clarence Day’in romanına dayanan bir film. Kendisi senaryo yazarları arasında aynı zamanda.
Amerikalı yazar Clarence Day, 1874 yılında New York’ta doğdu. Varlıklı bir aileden geliyordu (babasının Wall Street’te kendi aracı kurumu vardı ve New York Borsası üyesiydi; büyükbabası ise “New York Sun” gazetesini kurmuştu) ve 1896’da Yale Üniversitesi’nden mezun oldu; okulun mizah dergisi “The Yale Record”un editörüydü. Ertesi yıl babasının aracı kurumuna katıldı, ancak bir yıl sonra ABD Donanması’na katılmak için ayrıldı. Ne yazık ki, hizmet sırasında sakatlayıcı bir artrit geliştirdi ve hayatının geri kalanını yarı sakat olarak geçirdi.
En ünlü eseri, baskıcı babasının yönetimi altındaki 1890’larda Day ailesinin yaşamını mizahi bir dille anlatan anı kitabı “Babamla Hayat”tır (1935). Kitap oldukça başarılı oldu ve 1939’da gişe rekorları kıran bir tiyatro oyununa, ardından eleştirmenler ve finansal açıdan başarılı bir filme, Life with Father (1947) uyarlandı. Film, en iyi görüntü yönetmenliği, en iyi sanat yönetmenliği, en iyi müzik ve en iyi erkek oyuncu (William Powell) dallarında Oscar adaylıkları aldı. Ayrıca kısa ömürlü (iki sezon) bir TV dizisi olan Life with Father (1953) de uyarlandı.
Baba rolünde William Powell ve anne rolünde Irene Dunne çok başarılı. 15 yaşında bir Elizabeth Taylor ileride büyük bir yıldız olacağının ipuçlarını veriyor.
Yönetmen başarılı filmlere imza atan Michael Curtiz.
Çoğu tek mekanda çekilen film dönemine göre başarılı sayılabilir. Ne var ki
78 yıl önce yapılan komedi filminde bazı espriler günümüze çok yabancı kalıyor.
Filmdeki esprilerin önemli bir kısmı da rezil çeviri sayesinde güme gidiyor.
Çevirmen çevirmemiş filmin içine etmiş. Bu durum filmden keyif almanızı önemli ölçüde etkileyebilir.
Babanın filmdeki adı “Clarence Day” çevirmen Clarence Günü diye uygun görmüş.
Bir örnek daha
-Her zaman piskoposlukçu muydunuz?
-hep gittim bu kilisede
-metodist olur musun vaftiz?
vaftiz yoluyla bir piskoposlukçu musunuz?
Ve at arabasına araba ya da fayton yerine taksi demesini de hoş görün artık.