Süre: 96 Dakika
Ülke: Japonya
Yönetmen: Kenji Mizoguchi
Diğer Adı: Ugetsu
9.486İZLENME
17BEĞEN
2BEĞENME
Akira Shimizu
Eigoro Onoe
Eiji Ishikura
Eitarô Ozawa
Fumihiko Yokoyama
Hachiro Okuni
Hajime Koshikawa
Ichirō Amano
Ichisaburo Sawamura
Ikkei Tamaki
Jun Fujikawa
Keiko Koyanagi
Kichijirô Ueda
Kikue Mōri
Kinuyo Tanaka
Koji Kanda
Koji Murata
Machiko Kyō
Masako Tomura
Masayoshi Kikuno
Masayuki Mori
Michio Yuri
Mitsuko Mito
Mitsusaburō Ramon
Reiko Kongō
Ryōsuke Kagawa
Ryūzaburō Mitsuoka
Saburo Date
Sachiko Soma
Shigeru Hasegawa
Shirō Miura
Shirō Osaki
Shōzō Nanbu
Shuntaro Tamamura
Sô Funagami
Sugisaku Aoyama
Takaji Fukui
Teruko Omi
Tetsu Mikami
Tokiko Mita
Tokuko Ueda
Tokurin Takeda
Toshio Chiba
Yukio Horikita
Kenji Mizoguchi
Ne yasarsa yaşasın hayat onu nereye sürüklerse sürüklesin insan hep olmak istediği yere geri döner lakin döndüğü yer eksiksiz bir biçimde onu beklermi orası meçhul.Muhtesem film
Kenji Mizoguchi imzalı bir baş yapıt. 2. Dünya Savaşı’nı kaybeden Japonya toplumuna seslenen bir film de denilebilir. Film 16. yy da iç savaşın olduğu Japonya’da geçer. japonya’da yaşanan bu iç savaşa aldırmadan kendi kişisel tutkuları ve aç gözlülükleri yüzünden etrafındaki şeylere kör olan iki insanın hayatını anlatılmaktadır. Bu hikayenin savaş dönemine denk gelmesi rastlantı değildir. O kaosun, o ateşin içinde bile karakterler açgözlülüklerini dizginleyemez, etraflarındaki en değerli varlıklarını kaybedene dek öldürücü tutkularının uykusundan uyanamazlar. ——-Martin Scorsese’nin en sevdiği filmlerden biri.——-Filmin orijinal adı Ugetsu Monogatari, “Ay ve Yağmur Öyküleri” anlamına geliyor.——Sovyet yönetmen Andrei Tarkovsky’nin en sevdiği 10 filminden biri.——Akinari Ueda’nın hikayeleri, filmin senaristlerinin yararlandığı tek edebi kaynak değildir. Ayrıca Tôbee’nin fanatik bir samuray olma arzusunu içeren alt konu için Guy de Maupassant’ın “How He Got the Legion of Honor” adlı komik hikayesinden ilham aldılar.——1953 Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslan’ın sahibi. Festivalin en büyük ödülü olan Altın Aslan, jüri hiçbir filmin bunu hak etmediğini düşündüğü için o yıl verilmedi.————-BU KISIM SPOİLER iÇERMEKTEDİR……———————————————————————Gensuro, Lady Wakasa’yı evinde yürürken gördüğünde, sürüklenir, yürürken olduğu gibi başı aşağı yukarı sallanmaz. Aynı şekilde, Gensuro evine döndükten sonra, karısı Miyagi ocağın yanında oturuyor, dikişe başlamak için birkaç adım hareket ettiğinde, düz bir çizgide sürükleniyor. Bu, ikisinin de hayalet olduğunun oldukça iyi bir göstergesidir.———–Tôbee-Ohama ilişkisi, orijinal senaryoda, bitmiş filmdekinden oldukça farklıydı. Orijinal taslakta, karısı Ohama ile genelevde tesadüfen tanıştıktan sonra, Tôbee hırsından vazgeçmez ve Ohama’yı geride bırakarak askeri kariyerine devam eder. Stüdyo Daiei yetkilileri, yönetmen Kenji Mizoguchi’ye bu prodüksiyon için tam bir sanatsal özgürlük vermiş olsa da, bu sonun karamsar doğası, senaryoyu daha iyimser bir son eklemek için değiştirmesi için ona ağır baskı yaptılar ve O da kabul etti.
Filmden aforizmalar: “Eşyaların ve insanların değeri bulundukları ortama göre değişir. “——–” En iyi ipek bile gün gelir solup kaybolur, tıpkı hayat gibi”——–“Çok söze gerek yok; savaşın, hırsın ve aptallığın sonu yoktur, ama yaşamın sonu vardır.”——–“Bu dünya güneş doğana kadar ağladığımız geçici bir ev gibi, dalgalarla yalpalıyoruz”
Japon sinemasının yetkin ve az bilinen yönetmenlerinden Mizoguchi’nin filmi ortaçağ döneminde iki ailenin hikayesi anlatılır . Hırsın , ünün , şöhretin ve bunlar için nereye kadar gidileceğinin hüzünlü hikayesidir bu ,bir çömlek yapıcısı ile samuray olmaya özenen beceriksiz bir köylünün kendilerini ve ailelerini nasıl felakete sürükleyişlerinin öyküsüdür bu . Sakin ve sessiz gösterişten uzak insanı sarsan bir film .