Oi Kynigoi – Avcılar
Süre: 168 Dakika
Ülke: Yunanistan
1977
Angelopoulos'un çalkantılı Yunan yakın tarihiyle yüzleştiği ve bu tarihin kolektif bilinçaltında bıraktığı izleri eşelediği Modern Tarih Üçlemesi'nin son filmi olan Oi Kynigoi (The Hunters) - Avcılar, Yunanistan'ın 1945 ile 1977 yılları arasında yaşadıklarına eğilir.
Karlı bir havada ava çıkan bir otelci, sanayici, bürokrat, milletvekili, subay ve bir eski devrimcinin, hala kanayan bir direnişçi cesedi bulmaları, bir iç hesaplaşmaya yol açacaktır.
Maalesef filmin bazı yerleri çevrilmemiş. İlgilenenler için çevrilmeyen yerleri aşağıda belirtip çevirmeye çalıştım.
(1. parça)
7.40: ”Hoş geldin 1977!”
12.16: Hiç kimseyi hiçbir yerden aramayacağız.
12.18: Ve ne yapacağımıza karar verene kadar evden dışarı çıkma.
18.26: Artık dayanamayacağım.
29.34: Kadınlar bile burada çalışabilecek.
29.38: Önemli olan sokaktan kimseyi almamak.
55.39: Neden beni buraya çağırdın?
1.04.26: Albay, kendisi kasabada çok etkili bir memur.
1.05.36: Ben gazeteciyim! Beni engellemeye hakkınız yok!
1.05.41: Bize açık talimat verildi. Kızacak bir şey yok!
1.06.37: ”O gece eve dönüyordum, tamamen karanlıkta…”
1.06.43: ”Sokakta her zaman benim içimde yaşarlar. ”
1.07.01: ”Birkaç bıçak benden açıkça daha üstün…”
1.07.04: ”Benden çaldıkları hepsi bu kadar.”
1.14.37: Akşam sizi hiçbir şey tehdit etmez. Dert etmeyin.
1.25.04: Şehirde bugün demokrasi kazandı.
1.25.07: 16 Şubat 1964 büyük bir tarihi gün olarak hatırlanacak.
1.25.12: Ülkenin demokratik güçleri için muzaffer bir gün.
1.25.16: Selam sana Papandreu! Selam sana demokrasi!
1.27.08: Daha fazla yapamayacağım.
(2. parça)
11.06: Yaşasın demokrasi!
11.08: Kahrolsun faşizm! Kahrolsun monarşistler!
17.08: Işığı görmeye yeni başlıyorum.
17.23: Tatlım seni çok seviyorum.
17.28: Bebeğim seni seviyorum.
20.44-22.53: İç savaşın başından beri sağ partiler ve ayrıcalıklı sınıf, yabancı güçlerin uşaklığını yaptı. Gizli anlaşma içinde hareket ederek halkı ayaklar altına aldılar. Ülkede iktidarı ele geçirdiler ve kendi güçlerini yoksulları ezmek için kullandılar. Cezai yöntemlerle hareket ederek ve suç yapılarına güvenerek, ”zafere giden yolda her şey mübahtır” anlayışıyla gücü ellerinde tuttular ve 1961 seçimlerinde usulsüzlük yapıldığını bile reddettiler. Buna karşılık demokratik fikirli insanlar isyan etti ve ulusal özgürlük için savaşmaya başladı. Bu mücadelede zafer nihayet 16 Şubat 1964’te kazanıldı ve insanlar kendilerine bir hedef koydu: Kendi özerkliklerini tekrar kazanmak. Kendi içinden ihanete uğramasına rağmen yine de demokrasi kazandı. Destek vermek isteyen aşırı-sol, çökmekte olan devlet yönetimine karşı küllerinden doğdu ve yeniden güçlendi. Daha sonra 15 Temmuz 1965’te monarşinin restorasyonu başladı. Bu restorasyon tamamen anti-demokratikti. 16 Şubat 1964’te seçilen hükümet silahlı mücadele yoluyla iktidara geldi. Seçimlerde, sağcı ”meşru” haydutlar yine tek başına iktidar oldu. Halkın iradesine darbe vuran bu anti-demokratik hareket insanları yeni bir ayaklanmaya sevk etti ve mücadeleyi sokaklara taşıdı. İnsanların inanılmaz çabaları sayesinde çökmekte olan bir hükümet nihayet düştü ve oynadıkları utanmaz komedi sona erdi. Haklı olarak parçalanmış demokratik maskelerinden mahrum bırakılmış, çaresizliklerini tüm dünyanın önünde göstermektedirler.
37.30: Eşkalin gözümün önünde belirdi.
37.34: Dipsiz gözlerin parladı.
37.40: Ve vücudumuz birbirine öyle güzel yaslandı ki
37.45: Oh, bakire, çıplak ve masum
Hiç çevirmeseymiş çeviren kişi böyle yarım çevireceğine.
Bu değerli filmleri buradan başka bir yerde bulamamak da ayrıca üzücü. Yayınlamış olmanıza sevinmeli mi, bunca eksik çeviriyle yayınlamış olmanıza üzülmeli mi bilemedim. Tarttığım zaman, iyi-kötü izleyebilmiş olmak da sevindirdi diyebilirim.
Çeviri sanki -sanki değil aslında da, neyse- otomatik çeviri gibi. Filmlere gönül verenler, hele ki kült filmlerde, çok daha itinalı olmalı diye düşünüyorum. Amaç tıklanmak olmamalı.
Yiğit adlı kullanıcıya kattıkları için teşekkürler.