Salò o le 120 giornate di Sodoma – Salo Ya da Sodom’un 120 Günü
Süre: 117 Dakika
Ülke: Fransa , İtalya
1975
Olaylar 1944 yılında Nazi Almanya'sının kontrolünde Kuzey İtalya'da kurulmuş kısa ömürlü bir kukla devlet olan Faşist Salo Cumhuriyeti'nde geçer. Şehrin ileri gelen seçkinlerinden dört sefih 9 kız 9 da erkek 18 genç insanı yakalayıp bir şatoya kapatırlar. Beraberlerindeki 4 yaşlı fahişe ile birlikte bu genç kölelere bir dizi fiziksel, ruhsal ve cinsel işkence uygularlar.
Pier Paolo Pasolini'nin, Marquis de Sade'nin 120 Days of Sodom isimli romanından uyarlayarak sinemeya aktardığı, 1975 yapımı, insanı şok eden sahnelere sahip (bok yedirmek, homoseksüel ilişkiler,sapkınlıklar,işkenceler) , sansürlenmiş, yasaklanmış filmi Salò o le 120 giornate di Sodoma (Salò, or the 120 Days of Sodom) - Salo Ya da Sodom'un 120 Günü 720p HD Türkçe Altyazılı olarak sizlerle...
önce fransız aristokrat marquis de sade’nin şöyle bir kim olduğuna ve kitaplarına bakın, sonra filme uyarlamasını izleyip izlememeye karar verin (bir çok film için de bu böyle). adam sex ve sadizm üzerine yazıyor, filme çevirmişler. es kaza seyrettiysen iğrenç bulabilirsin (ki haklısındır da) ama bir filme günlerini aylarını verenlerin emeklerine o boktan yorumunu sıçma. Beğenmeyebilirsin, siteye bir teşekkür et çık. IMDB var, istediğin gibi puanla.
Bir sürü amele müziği söyleyen kıro var, istediğin bi tanesini koy (tarzın buysa!) film yerine 2 saat onu dinle, kime ne. ha ayrıca yaşadığımız hayatın içinde bu tür insanlar senin hayal edemeyeceğin kadar varlar. en azından bu filmde en uçları görmüş, öğrenmiş oldun.
Aklın alamayacağı kadar sert, faşist ve de sınırları zorlayan bir yapım. Passolini Rönesans insancılığının doğuşundan kapitalizmin insan dışı anatomisine gençliğin gittiği yoldan faşizmin günlük hayata sirayetine bir çok alt okumaları filme döşemiş. Faşizm filmde öyle bir hal alıyorki anlam bulmaya çalışıldığında okumaları yapıldığında çoktan bitmiş gibi gözüken olguların ideaların bugün tam içinde yaşadığımız toplumun bireyleri olduğu görülüyor. En basitinden patron – çalışan ilişkisi
İktidarı elinde bulunduran seçkin bir gücün, bireyi ezerek ve parçalayarak yok ettiği,iktidarın bedeni kontrol altına aldığını ve tamamen keyfi bir biçimde onu kullandığını, filmde de aslında bu güç tarafından ezilen ve kimlikleri silinen insanlar.
ilk bakışta tamamen cinsellik üzerine kurulu gibi görünen filmin, iktidar sahipleri ile iktidarın uygulandığı insanlar arasındaki bir alegoriye işaret ettiği; mutlaklaşan gücün gittikçe keyfileştiğini ve daha da önemlisi kaotik bir yapıya büründüğünü, böylece de öngörülemez biçimde çılgınlaştığını gösterdiği; kendisini bir güce teslim edenlerin veya etmek zorunda kalanların artık bundan kurtulmasının (en azından) doğal yollardan olmadığını ve olamayacağını, iktidarın elindeki gücü kendi kendine bırakmayıp bireyi tamamen ortadan kaldırıncaya dek ilerleyeceğini belirttiği apaçık bir biçimde gösteriyor.
Dışkı yedirme sahneleri kapitalist tüketim toplumunun abur cubur yiyecek endüstrisinin ve fast-food kültürünün bir metaforu.
Güç-zevk-tatmin dengesini ve bu güç zehirlenmesinin varabileceği sınırları zorlayan kapitalizm ve tüketim dünyasında kendini kaybeden bireylere yönelik ağır eleştiriler barındıran şiddetin yapaylaştırıldığı bir yapım Pasolini insanların görmediği ya da görmeyi reddettiği gerçekleri göstermiş.
sevdiklerinizi kırmamak için izlenir 1.17/10
sevdiklerinizi kırmamak için izlenir
sevdiklerinizi kırmamak için izlenir
Mete demiray super yorum yapmissiniz,ellerinize saglik…
sevdiğin bir insan sana bu filmi önerdiyse senle taşşak geçiyordur
İnsanlık dışı, iğrenç, rezalet. Ben izlerken bu kadar zorlandım bu filmi nasıl çektiler merak ediyorum.
kadınlara tasma takıp pet yapıyolar dediler diye geldim
iğrenç
önce fransız aristokrat marquis de sade’nin şöyle bir kim olduğuna ve kitaplarına bakın, sonra filme uyarlamasını izleyip izlememeye karar verin (bir çok film için de bu böyle). adam sex ve sadizm üzerine yazıyor, filme çevirmişler. es kaza seyrettiysen iğrenç bulabilirsin (ki haklısındır da) ama bir filme günlerini aylarını verenlerin emeklerine o boktan yorumunu sıçma. Beğenmeyebilirsin, siteye bir teşekkür et çık. IMDB var, istediğin gibi puanla.
Bir sürü amele müziği söyleyen kıro var, istediğin bi tanesini koy (tarzın buysa!) film yerine 2 saat onu dinle, kime ne. ha ayrıca yaşadığımız hayatın içinde bu tür insanlar senin hayal edemeyeceğin kadar varlar. en azından bu filmde en uçları görmüş, öğrenmiş oldun.
Aklın alamayacağı kadar sert, faşist ve de sınırları zorlayan bir yapım. Passolini Rönesans insancılığının doğuşundan kapitalizmin insan dışı anatomisine gençliğin gittiği yoldan faşizmin günlük hayata sirayetine bir çok alt okumaları filme döşemiş. Faşizm filmde öyle bir hal alıyorki anlam bulmaya çalışıldığında okumaları yapıldığında çoktan bitmiş gibi gözüken olguların ideaların bugün tam içinde yaşadığımız toplumun bireyleri olduğu görülüyor. En basitinden patron – çalışan ilişkisi
İktidarı elinde bulunduran seçkin bir gücün, bireyi ezerek ve parçalayarak yok ettiği,iktidarın bedeni kontrol altına aldığını ve tamamen keyfi bir biçimde onu kullandığını, filmde de aslında bu güç tarafından ezilen ve kimlikleri silinen insanlar.
ilk bakışta tamamen cinsellik üzerine kurulu gibi görünen filmin, iktidar sahipleri ile iktidarın uygulandığı insanlar arasındaki bir alegoriye işaret ettiği; mutlaklaşan gücün gittikçe keyfileştiğini ve daha da önemlisi kaotik bir yapıya büründüğünü, böylece de öngörülemez biçimde çılgınlaştığını gösterdiği; kendisini bir güce teslim edenlerin veya etmek zorunda kalanların artık bundan kurtulmasının (en azından) doğal yollardan olmadığını ve olamayacağını, iktidarın elindeki gücü kendi kendine bırakmayıp bireyi tamamen ortadan kaldırıncaya dek ilerleyeceğini belirttiği apaçık bir biçimde gösteriyor.
Dışkı yedirme sahneleri kapitalist tüketim toplumunun abur cubur yiyecek endüstrisinin ve fast-food kültürünün bir metaforu.
Güç-zevk-tatmin dengesini ve bu güç zehirlenmesinin varabileceği sınırları zorlayan kapitalizm ve tüketim dünyasında kendini kaybeden bireylere yönelik ağır eleştiriler barındıran şiddetin yapaylaştırıldığı bir yapım Pasolini insanların görmediği ya da görmeyi reddettiği gerçekleri göstermiş.
Dünyanın en iyi dışkı filmidir. İnsan Kırkayak bile bunun yanında melek kalır.
.
Sizin tipinizi sikim amına koyduklamını iğrenç bok herifler her türlü pislik var bunlarda aralarında 4 yaşlı fahişede dahil
0000.1/10 boktan bir filmi felsefe yaparak kurtaramazsın. iğrenç,tiksinç..rezalet .hepsi sapik sapıklıklarını film diye yutturmaya çalışıyorlar..birileri de methiye düzüyor. böyle sanatın içine sıçiiim
9/10
film, yok faşizmin zat zurt bilmemnelerini betimliyor, yok falanca arsitokratların abidik gubidik işleri, yok toplum meseleleri güzellemeleri, film tamamen gerçek olaylardan esinlenilmiş, bizim meşhur prof c…. ş.. canlı yayında ekranda bok yediğinden bahsetmedimi. dünyanın en büyük gelenekselleşmiş mimarlık ödüllerini veren adam gazete demeclerinde ballandıra ballandıra anlatarak en iyi fahişeleri toplayıp falanca halının üzerine sıçıp içine elmas soktuğunu ve fahişelere ağzıyla elmas arattığını kendi anlatmadımı. pizza gate skandalını duymadıysanız bir bakın abd başkanlarının çocuk sipariş ederkenki peynirli pizza kız çocuk makarnalı erkek çocuk diye kodlamadılarmı. daha yeni hunter bidenin(abd başkanının oğlu) boy boy resimlerini görmedinmi küçük kızlarla babasını pedofili diye kayıt etmiş birde. ingiltere prensininde bu işlere giriştiğini ifşa olduğunu görmedinmi. epstein olayını bilmiyormusun adam ada yapmış uçak seferleri düzenliyor devlet başkanlarına çocuk partileri veriyor hapisteyken kendini asmış dediler kaybettiler. bunlar şu an aklıma gelenler en önemlisi çuvala sığmayan mızraklar buzdağının görünen kısmı. Kuran da geçen ayetler bizzat bunlara işaret ediyor sanki onlara kendi pisliklerini yedireceklerini yazdığını okuduğumu hatırlıyorum. zaten asıl mesele bu Allah ın yarattığı en mükemmeli aşşağılamak yasakladığını yapıp(homoseksüellik anal yol) şeytanı memnun edip ortaklık kurmak şeytanın dünyalık sunması. elon musk twitteri satın aldıktan sonraki açıklamaları tekrar doğruluyor bunların twiter ile olan ilşikilerini anlaşmalarını açıkladı adamlar parayla güçle medyayı susturmuşlar. bizim medya zaten kör sağır dilsiz esra erola devam. görmek istemeyenden daha kör kim olabilir.
ıgıgygyjkskjsjdjdsjkjdkjd şempanze konuşuyor; konuş şempanze!
sıfır puan yok maalesef .. ına koyduğum imdb sinde. 1/10
bu filmi iyiki marki de sade okuyup izlemişim. Tanıştığım bir sahaf önermişti, erdemle kırbaçlanan kadın kitabını okumuştum. beni yaşadığım çağa şükrettirmenin yanı sıra kötü yada iyi davranışların aslında hiçbir sonucu olmadığını gösteriyor “vicdan dışında”
The Decameron
The Canterbury Tales
A Thousand and One Nights (Arabian Nights)
The Gospel According to St. Matthew
Pasolini’nin bence en iyi filmleri
Çok komik bir filmdi
İyi ki Marquis de Sade’in romanını okumamışım. okumayacağımı anladım. film beni mahvetti.