Szelíd Teremtés – A Frankenstein-Terv – Duyarlı Evlat: Frankenstein Projesi
Süre: 109 Dakika
Ülke: Almanya , Avusturya , Macaristan
2010
Yatılı okulda büyüyen Rudi evine döner. On yedi yaşındadır, yıllardır ayrı olduğu ailesiyle tekrar bir araya gelmek ister. Kabul görmek, sevilmek, en önemlisi de babasının kim olduğunu öğrenmek için annesinin evine döner, fakat burada istenmediğini anlar.
Derken bir filmin oyuncu seçmelerine rast gelir. Rudi’nin masumiyeti karşısında büyülenen yönetmen başrol oyuncusunu bulduğuna karar verir. Fakat Rudi’nin iyi niyetini gölgeleyen korkunç bir olay gerçekleşir. Rudi aranan bir katil olmuş, bu arada yönetmen bu tuhaf ve sessiz çocuğun kendi oğlu, kendi yarattığı canavar olduğunu fark etmiştir. Yönetmenin tek seçeneği, koyulduğu kaçınılmaz, vahşi yolda oğluna eşlik etmektir. Çıktıkları bu yolda ikisinin de aradığı şey günahlarından arınmaktır.
Cannes'da Altın Palmiye adayı olan, Kornél Mundruczó'nun yönettiği Szelíd Teremtés - A Frankenstein-Terv (Tender Son: The Frankenstein Project) - Duyarlı Evlat: Frankenstein Projesi, Türkçe altyazılı izle meniz için sizlerle...
lost in the dark 2007 film altyazi yuklermisinz
2/10 dandik birfilm
“Szelíd teremtés – A Frankenstein-terv ”
Hayal gücünü zenginleştirmek için uyuşturucu kullanan romancılardan biri olan Mary Shelley (1797-1851) tarafından yazılan “Frankenstein; or, The Modern Prometheus” adlı romanın günümüze uyarlanması bu…Tarihçilere göre, Mary Shelley’in “Frankenstein” (1818) ve John William Polidori’nin “The Vampyre” (1819) adlı edebiyat eserlerinin doğuşu Cenevre’de bir evde hep beraber uyuşturucu çeken Lord Byron, Percy Shelley (Mary Shelley’in kocası), Mary Shelley ve Polidori’nin buluşmasından, bir araya gelmesinden sonra gerçekleşti…Bu hikayeyi Ken Russell “Gothic” adlı filminde beyazperdeye taşımıştı…
“Szelíd teremtés – A Frankenstein-terv” 2010 ; adlı filme gelince…
Bir çocuğa biyolojik anne baba olmaktan kolay bir şey yok…Çocuğa karşı sorumluluk ve görevlerini yerine getirmek bu işin en zor tarafı…
17 yıl önce genç anne babasının bakmak istemediği (genç baba 16 yaşındayken sevgilisini hamile bırakmıştır) ,çocuklarına karşı tüm görevlerinden ısrarla kaçtığı, bir erkek çocuk yetimhaneye terk edilmiştir…
17 yaşında yetimhaneden kaçan kızgın, öfke dolu adam anne babasına ulaşırken birbirini takip eden cinayetler işler, özellikle ilk işlediği cinayet adeta vahşi bir kaplanın acımasızlığındadır…Yetimhane deneyiminin, itilip kakılmanın, kimsesizliğin travmatik izleri belli ki genç adamın akıl sağlığını tümüyle bozmuştur…Adeta bir canavara dönüşen, cinnet geçiren genç adamın ilk cinayetini işledikten sonra cinsel yakınlık duyduğu genç kıza söyledikleri onun tümüyle akıl sağlığını yitirmiş olduğunun altını çizer… Ortalık kan gölüne dönüşür ve gerçeklikten, dünyadan tümüyle kopmuş, hasarlı, arızalı genç adam adeta suç makinesine dönüşür…Coen kardeşlere, Kubrick’in “The Shining”ine, Terrence Malick’in “Badlands”ine kadar pek çok filme de göz kırpan film 2010’da Cannes film festivalinde büyük ödül Altın Palmiye için yarıştı…
Bir anne ve bir babanın eseri günümüzden bir Frankenstein…İşlenen suçlar, dökülen kanlar % 100 annenin babanın eseri…