Süre: 189 Dakika
Ülke: ABD
Yönetmen: Damien Chazelle
Diğer Adı: Babylon
2.775İZLENME
0BEĞEN
0BEĞENME
Albert Hammond Jr.
Alex Reznik
Alexandre Chen
Andrew Hawtrey
Anna Chazelle
Bob Clendenin
Brad Pitt
Bregje Heinen
Bryan Scott Johnson
Carson Higgins
Chloe Fineman
Chris Doubek
Christopher Allen
Cici Lau
Circus-Szalewski
Danny Jolles
David Ury
Diego Calva
E.E. Bell
Eamon Hunt
Eric Roberts
Ethan Suplee
Flea
Frederick Koehler
Freya Parker
Hansford Prince
Hayley Huntley
J.C. Currais
James Crittenden
Jean Smart
Jeff Garlin
Jennifer Grant
Jeremy Roberts
Jim O'Brien
Jimmy Ortega
Joe Dallesandro
John Kerry
John Macey
John Mariano
Jonathan Ohye
Jonathan Thomson
Jovan Adepo
Kaia Gerber
Karen Bethzabe
Karina Fontes
Karolina Szymczak
Katherine Waterston
Katia Gomez
Kenajuan Bentley
Kevin Symons
Laura Steinel
Lewis Tan
Li Jun Li
Lukas Haas
Manny Liotta
Marc Platt
Margot Robbie
Mather Zickel
Max Minghella
Mike C. Manning
Miraj Grbić
Nana Ghana
Olivia Hamilton
Olivia Wilde
Oscar Balderrama
P. J. Byrne
Pat Skipper
Patrick Fugit
Pete Ploszek
Phoebe Tonkin
Ric Sarabia
Richard Clarke Larsen
Robert Morgan
Rory Scovel
Samara Weaving
Sarah Ramos
Sean O'Bryan
Spike Jonze
Taylor Hill
Taylor Nichols
Telvin Griffin
Terry Walters
Tobey Maguire
Todd Giebenhain
Troy Metcalf
Tyler Seiple
Vanessa Bednar
Walker Hare
Damien Chazelle
Sessiz filmlerin Hollywood’unu konu alan filmlerden bir tanesi daha (Babylon) çok büyük bir gişe faciasına dönüştü…Daha önce “Valentino”da (1977) tam anlamıyla seyircisiz kalmıştı…Üstelik “Valentino”nun yapımcıları bir önceki yıl “Rocky”le sadece Kuzey Amerikada 55 milyon seyirciye ulaşmışlardı…
Clara Bow (1905-1965) ve John Gilbert (1897-1936) gibi Hollywood yıldızlarından esinlenen karakterleri Margot Robbie ve Brad Pitt’in canlandırdığı “Babylon” sanat yönetimi, kostüm ve özgün fon müziğiyle hem Amerikan hem de İngiliz Oscar’larında üçer dalda adaylık elde etti…
Babylon filminin yönetmeni
Damien Chazelle her yeni filmiyle daha az seyirci bulabiliyor…
2022: Babylon 869,177
2018: First Man 4,931,178
2016: La La Land 13,024,881
Kutsal kitaplara göre Sodom ve Gomorrah günah ve günahkarlar şehriydi, Tanrı tarafından bu nedenle yok edilmişti…Damien Chazelle’in anlattığı 1920’lerin Hollywood’unda da Sodom ve Gomorrah’ta olan hiçbir şey eksik değildi…Uyuşturucu bağımlılığı, ensest, homoseksüel, biseksüel, pedofil cinsellik, Lolita’cılık, zina, grup seks partileri…
Ülkede içki yasağı vardı ancak Hollywood’lular her türlü içkinin bağımlısı olmuştu…Mafya Hollywood’un içki tedarikçisiydi…
Chaplin’in Summit Drive’daki evinde düzenlenen bir grup seks partisinde Chaplin ve Luis Bunuel dahil beş erkek ve üç seks işçisi bir araya gelmişti…Chaplin profesyonel seks işçilerine çok düşkündü…
Chaplin’in ikinci eşi Lita Grey (1908-1995) Nabokov’un “Lolita” romanındaki “Lolita” karakterinin esin kaynağıydı, Grey “The Kid” ve “The Gold Rush” gibi Chaplin filmlerinde rol almıştı…
Chaplin bir çeşit pedofili hastasıydı… Çok küçük yaştaki kız
çocuklarıyla cinsel olarak ilgileniyordu…
Eşcinsel Rus yönetmen Sergei Einstein de Chaplin’in Summit Drive’daki evinde konuk edilmişti…
Beş süper zenginle evlenmeyi başaran servet avcısı oyuncu Peggy Hopkins Joyce (1893-1957) ne yapar eder dünyanın en zengin erkekleriyle evlenmenin yolunu bulurdu…Hatta 500.000 dolar vermeyen onun yatağına giremezdi…Peggy Charles Chaplin’le tanıştığında Chaplin’e “Cinsel organın en az Rasputin’inki kadar hatta bir atın kadar büyükmüş onu hemen görebilir miyim? ” demişti!
Yönetmen Damien Chazelle,Mary Pickford,Buster Keaton, Rudolph Valentino, Charles Chaplin, Douglas Fairbanks, Mack Sennett, David Griffith gibi yıldızların/ sanatçıların hüküm sürdüğü sefahat alemleriyle ve ırkçılığıyla ünlü Hollywood’un 1920’lerini “Babylon”da canlandırmak için 80 milyon dolar harcadı..
Ancak Ken Russell’ın Valentino’sundan ya da Peter Bogdanovich’in “The Cat’s Meow”undan daha başarılı bir 1920’ler Hollywood portresi ortaya koyamadı…
Marilyn Monroe’yu konu alan “Blonde”a yapımcılarından biri olarak imza atan Brad Pitt “Babylon”da 1920’lerin en ünlü oyuncularından birini canlandırıyor…Pitt, sesli sinemaya geçiş döneminde bir anda unutulan John Gilbert (1897-1936) rolünde…
Ken Russell’ın apandisitinin patlaması sonucu 1926’da ölen ve hayranlarının intihar etmesine neden olan film yıldızını konu alan “Valentino”su (1977) sinema tarihinin en az seyirci toplayan filmleri arasında rekor kırmıştı…
“Babylon”un yönetmeninin önceki filmi “First Man” (1969’daki ay yolculuğunu konu almıştı) son yılların en iddialı ve en berbat filmlerinden biri olarak hafızalara kazındı…Ay yolculuğu için ABD bugünün parasıyla yaklaşık 30 milyar dolar harcamıştı.
Babylon, “Büyük bir hırs,şehvet ve aşırılığın hikayesi, Hollywood’un sessiz, siyah beyaz filmler çağında birden fazla karakterin yükselişini ve düşüşünü izliyor.”
Fragmandaki diyalog durmak bilmeyen partilerin ve hareketli cazın ortasında, karakterlerin gözünden 20’li yıllara dair bir fikir veriyor. Robbie’nin fragmanda, “Kaderimde yazıyor: Ben bir yıldızım. Param olsaydı, sadece eğlenceli şeylere harcardım, anlıyor musun? Vergi gibi sıkıcı şeylere değil. Sadece herkesin sonsuza kadar parti yapmasını istiyorum.” dediği duyuluyor. Mega yıldız Jack Conrad’ı oynayan Pitt ise şöyle diyor: Ne yapmamız gerektiğini biliyor musun? Formu yeniden tanımlamalı, o hayallerin haritasını çıkarmalı ve tarihe yazdırmalıyız. Yukarıya bakın ve “Eureka! Ben yalnız değilim” deyin.
The Cat’s Meow
Western filmlerin babası olarak tanınan 1880 doğumlu Thomas Ince Kasım 1924’de ABD’nde gazete patronu William Randolph Hearst’ün (1863-1951) Los Angeles’taki San Pedro Limanı’ndan hareket eden Oneida adlı yatında Hearst tarafından kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü iddiası Peter Bogdanovich’in (1939-2022) filmine (The Cat’s Meow; 2001) konu olmuştu…Hearst, Calvin Coolidge’in ABD Başkanı seçilmesi için gazete imparatorluğunu seferber etmiş ve Coolidge (1872-1933) iki dönem ABD Başkanı seçilmişti…
Bogdanovich’in iddiası:
Olaya Hearst’ün sevgilisi Marion Davies (1897-1961) ve dedikodu tarzı haberlerle tanınan gazeteci Louella Parsons (1881-1971) tanık oldu…Bogdanovich filminde Hearst’ün aslında Charles Chaplin’e (1889-1977) ateş ettiğini zannettiğini ancak Ince’in vurularak öldüğünü açıklamıştı…Hearst sevgilisi Marion Davies’le ilişkiye giren Chaplin’i kıskançlık krizine girerek öldürmek istemişti…Hearst bağlantılarını kullanarak Ince cinayetini kalp krizi sonucu ölüm olarak kayıtlara geçirtti…Cinayet örtbas edildi…O dönemde Lita Grey’i (1908-1995) hamile bırakan Chaplin bu cinayetten hemen sonra ikinci evliliğini Grey’le yaptı…Bogdanovich’in iddiasına göre Chaplin Marion Davies’e ABD’nin en zengin adamlarından biri olan Hearst’ü terk ederek kendisiyle evlenme teklifini yaptı…Ince öldürüldüğünde 44 yaşındaydı…
Not: 1920-1933 arasında ABD’nde içki yasağı vardı…Yasak Başkan Woodrow Wilson (1856-1924) döneminde başladı, Franklin Delano Roosevelt (1882-1945) döneminde sona erdi…
1927’de sessiz filmden sesli filme geçişi konu alan “Singin’ in the Rain” (1952; Stanley Donen & Gene Kelly) tam bir başyapıtsa, aynı dönemi (1926) konu alan “Babylon” (2022) tam bir boşyapıt ve hayal kırıklığı…”Singin’ in the Rain” Kuzey Amerika sinemalarında 11,873,891 seyirciye ulaşmıştı…
admin 1980 yapimi babylon filmini ekleyebilir misin lütfen