Color Out of Space – Uzaydan Gelen Renk
Süre: 111 Dakika
Ülke: ABD , Malezya , Portekiz
2019
Gardner ailesi, şehrin gürültülü yaşantısından uzaklaşmak istemektedir. Aile, kendilerine yeni bir yaşam kurmak için, New England civarında bulunan ve şehir yaşamından oldukça uzaktaki bir çiftliğe taşınır. Nathan Gardner'ın babasına ait olan çiftlikte yeni hayatlarına adapte olmaya çalışan aile, beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalır. Evlerinin bahçesine bir meteorun düşmesi, ailenin hayatının bambaşka bir hal almasına neden olur. Bu durum sadece onları değil, dünyadaki tüm canlıları etkilemektedir. Düşen meteor, yeryüzünde eriyip, yayıldığı bölgenin renk değiştirmesine ve uzay-zamanda kırılmaların meydana gelmesine neden olur. Her şey gittikçe daha tuhaf bir hal alırken, aile korkunç bir şeyin farkında varır. Meteor, dünyanın koşullarını değiştirip, uzaylı istilasına açık bir hal gelmesine ve etkisi altına aldığı her canlının yavaş yavaş mutasyona uğramasına neden olmaktadır.
Yorumlardan kimin H.P. Lovecraft kitaplarına aşina kimin bir haber olduğu açık.
Bu film, Bilimkurgu/Korku edebiyatının yaratıcısı kabul edilen H.P. Lovecraft’in aynı adlı 1927 tarihli kısa öyküsünden uyarlanmıştır.
Lovecraft uyarlaması filmler içinde bence Dagon ayarında yani çok başarılı.
Lovecraft eserlerinden birhaber olan izleyiciler için söylemek lazım: Lovecraft dünyasında ‘bilinmeyen’ ürkütücüdür. Bilinmeyen, huzursuzluk veren, rahatsız eden, kafa karıştıran…burada korku yaratan. Haliyle, izlerken, ‘saçma’ dediğiniz şey anlayamadığınız, kafanızı karıştıran. Bu durumda film çok başarılı Lovecraft’in eserini aktarmakta. Hedeflenen bu ki zaten.
Sinematografi ve görsel yönetim tek kelimeyle Muhteşem!!
Beyin figmenti olan magenta (çingene pembesi) seçimi çok allegorik..adeta izleyenin hayal gücüne pigmensel bir bağlantı. Yani, deneyime katkısı izlerken ne derece filmin sizi sardığı, filmle ne derece bütünleştiğinize bağlı.
Deneyim olarak ‘psychedelic’ tanımlar. Hiç asit (LSD) atmadıysanız (evet asit alınmaz, atılır) işte bu filmde yüzeysel de olsa renk patlamalarından gözünüzün kamaşması, filmin konseptini algılarken hayal gücünüzün bilinmezi tarif etmeye çalışırken sınırlarını zorlaması gibi bir deneyim. (Bağımlılık da yapmaz)
Richard Stanley 25 yıllık aradan sonra sinemaya dönüş filmi Color Out of Space, Lovecraft’ın uzaylı istilası tanımı süzgeçinden, kırsala taşınan , organik tarım, GDOsuz gıda, doğayla içiçe yaşam sevdalisi bir ailenin arazisine düşen bir meteor parçası vasıtasıyla giderek, içtikleri sudan, soludukları havadan tutun da gökyüzündeki tuhaf renk ‘Aurora’ları, farklı renklere bürünen hava, şimşekler derken aile bireylerinin uğradıkları çok belli belirsiz başta gelen ama Usul Usul ve Metodik bir şekilde artan değişimler, zaman kavramının değişimi…dönüşüm.
Özel Efektler Yönetmeni bariz şekilde Cronenberg’ün Shivers, The Fly, Carpenter’ın The Thing filmlerindeki özel efektlerden esinlenmiş. Sonuç gerçekten büyüleyici!
Lovecraft uzaylıyı ‘biz görsek de tanımlayamayız, anliyamayiz çünkü dünyalı hiçbirşeye benzemez’ olarak tanımlar. Ondandir ki Uzayın Rengini filmde Nasıl Görsellenecek?..ideal olanı yaparak tek bir renk olarak algınamıyacak renk geçişleri fluksu halinde.
Joely Richardson oyuncuların ‘asil soydan’ gelen olarak ifade edilebilecek, 4 nesil efso oyuncu, yönetmen kaynayan ailenin 3. kuşağından, duayen, klas bir aktris. Rolünün hakkını vermiş.
Diğer yandan, Nicholas Cage ..ıhmm.. seçim olarak ilk başta yadirgadim çünkü Cage herzamanki Cage olacak filmin ciddiyetini riske edecek diye.
Son çeyrek başı, oğluna ‘Bu alpakalar bize ne kadar pahaliya patladi haberin var mı?’ diye çıkıştığı sahneye kadar Cage rolünün sınırları dahilinde, kontrol altındaydı..ama sonrası Nicholas ‘Cage’den yani kafesten kaçtı, zincirlerini kirdı. Acaba Stanley, aktörün bu bilinen abartı uslubuna fazla mı göz yumdu? Gerçi, birkaç kahkaha patlattiğimiz sahneyi de buna borçluyuz. Yine de kreşendoya yaklaşırken azıcık konsantrasyonumuz çatladı bir iki yerden.
Diğer ufak eleştrilerim Madeleine Arthur hakkında: özellikle mi kirpiklerinden akan maskara imajı gerekti ? Anlamadim. Gözleri hafif patlak ve büyükse altkirpiğin altından eyeliner çekilir mi? (Izlerken sürekli gözüne bir şey kaçmış hissiyatı verdi hatta bir ara kendimi gözlerimi boş yere siler buldum). Ikincisi de maket bıçağıyla wiccan ayini yapılır mı oha! dedirtti. Yetersiz özen dedirtti.
Sonuç olarak çok keyifli bir deneyimdi..tekrar izlerim ben bunu.