Breakfast at Tiffany’s – Çılgınlar Kraliçesi
Süre: 115 Dakika
Ülke: ABD
1961
Holly, bir apartman dairesinde yalnız başına yaşayan, hayatın yalnızca eğlenceli tarafını gören, umarsız ve yaşamını erkeklerden aldığı paralarla sürdüren genç bir kadındır. Tesadüf eseri tanıştığı ve üst katına taşınan genç adam Paul ise, Holly ile daha ilk günden tuhaf bir ilişki içerisine girmiş, genç kızın hızına zor da olsa ayak uydurmuştur.
Zengin erkeklerle yemeğe çıkıp, para alan Holly, arkadaş canlılığı sayesinde yeni komşusu Paul ile zamanla yakın bir arkadaşlık kurar. Ancak, isimsiz kedisi ve kendisine ait olmayan adıyla mutluluk oyunu oynayan genç kadın, çok geçmeden hayatın eğlenceli olmayan yönüyle de tanışacaktır.
Audrey Hepburn ve George Peppard'ın başrollerinde yer aldığı Breakfast at Tiffany's - Çılgınlar Kraliçesi (Tiffany'de Kahvaltı), Truman Capote'nin aynı adlı kitabından sinemaya uyarlanmıştı. Filmin iki dalda Oscar ödülünün yanı sıra toplam 12 ödülü bulunuyor.
Bugüne kadar çevrilmiş en iyi aşk filmlerinden biri…Blake Edwards “Party”, “Victor Victoria”, “Pembe Panter” gibi çok sayıda harika filme imza atmıştı…
Last Picture Show (1971) filminde gördüğümüz az gelişmiş çölümsü Amerika eyaletinde dedesi yaşındaki bir herifle evlendirilen bir çocuk gelinken New York’a kaçıp burada zengin adamlara bedenini kiralayan Lulamae karakterini yaratan Truman Capote bu uyarlamadan (1961) hiç memnun kalmadı…Marilyn Monroe, Shirley MacLaine ve Kim Novak New York’ta Holly Golightly adıyla fahişelik yapan karakteri canlandırmayı kariyer imajlarına zarar vereceği gerekçesiyle reddetti…Stephen King “The Shining”de Kubrick’in uyarlamasından nefret etmişti…Blake Edwards’ın bu uyarlamasından da Truman Capote nefret etmişti…Filmdeki jigolo karakteri için Steve McQueen ile anlaşma sağlanamamıştı…Mickey Rooney’nin canlandırdığı karikatürize Japon karakterinden dolayı Blake Edwards’ı ırkçı olmakla suçlayanlar var…Ryan’s Daughter filminde David Lean’ın tüm İrlandalılara hakaret eden bir ırkçı olduğunu söyleyenler olduğu gibi bu da tartışmaya açık bir iddiadır…Breakfast at Tiffany’s bir mücevher satıcısı için yapılmış en büyük reklam filmidir aynı zamanda…Yapılan reklam birkaç milyar dolarlık bir reklamdır…
Audrey’in en şahane filmlerinden
IMDB PUANINI HAK EDEN ÇOK GÜZEL BİR FİLM. 2. KEZ İZLİYORUM VE İKİSİNDEN DE AYRI AYRI ZEVK ALDIM. AUDREY HEPBURN VE GEORGE PEPPARD ÇOK BAŞARILI OYNAMIŞ. ÖZELLİKLE AUDREY’İN O OLAĞANÜSTÜ SAF VE ÇOCUKSU GÖRÜNÜŞÜ FİLM DE OLSA HER TÜR ŞIMARIKLIĞINA VE HATALARINA KATLANMAMI SAĞLIYOR VE KEYİF ALARAK İZLİYORUM.