Brutti, Sporchi e Cattivi – Kirli, Çirkin ve Kötü
Süre: 115 Dakika
Ülke: İtalya
1976
Bir ailenin dört nesilden oluşan insanları Roma'nın içerlerinde kartondan yapılmış barakalardan oluşan bir gecekondu mahallesinde bakımsızlık içinde yaşamaktadırlar. Hepsi zehirli yemeklerle, kundaklamayla vb. şeylerle birbirlerini öldürmenin planlarını yapmaktadırlar. Evde yaşayanlar değişik seks durumları, toprak hilekarlığı, ensest, uyuşturucu ve zina gibi çeşitli şeylere bulaşırlar.
Ettore Scola'nın yönettiği Brutti, Sporchi e Cattivi (Ugly, Dirty and Bad) - Kirli, Çirkin ve Kötü, sosyal bozulmanın gerçekçi portresiyle komik sahneleri bir araya getiriyor ve bizleri her gün hayatta kalmak için mücadele veren bu ailenin maceralarına götürüyor. Film, Cannes'dan ödülle dönmüştü.
Her kesin izlemesi gereken italyan basyapitlarindan..acikli bir hikayeye mizah katarak yasananlari cok iyi sekilde aktarmis..izlerken gulduren ama icinde aciyi barindiran elestirisi ile gorulmesi gereken yapim
Tragikomediya janrında izləyə biləcəyinin bəlkə də ən maraqlı və ən əyləncəli filmlərdən biri olacaq. Şablon filmlərdən bezmisinizsə bu filmə bir şans verib izləyin. Filmi 9 xalla qiymətləndirdim və favori filmlər siyahıma əlavə etdim.
Mütləq izləyin demirəm çünki hər kəsin sevə biləcəyi filmlərdən olmaya bilər.
azerbaycandan salamlar <3
Dünya sinemasında bir doruk noktası:
Brutti, sporchi e cattivi
Kurosawa Japon gecekondu mahallelerinde yaşamı beyazperdeye getirmişti (Dodes’ka-den; 1970), Ettore Scola da Brutti, sporchi e cattivi’de (1976) İtalyan gecekondu yaşamını konu aldı…Bunu Fellini de Le notti di Cabiria (1957) adlı filminde en gerçekçi ve en çıplak biçimde yapmıştı…
Scola itiraf etmese de “A City Without Seasons” (1962’de yayınlanan roman; yazarı: Shūgorō Yamamoto) adlı roman ve Dodes’ka-den adlı filmden esinlenmiştir…Kurosawa bu filminin seyirci bulamaması üzerine 1971’de kendini öldürmeye kalkıştı…22 Aralık 1971’de, bileklerini ve boynunu usturayla keserek intihara teşebbüs etti…
Orhan Kemal Tersine Dünya’da kadınlar erkek, erkekler kadın gibi davranırsa ne oluru canlandırmıştı…Ettore Scola da bu filminde yoksullar hakkındaki tüm klişeleri çöpe atıyor…
Brutti, sporchi e cattivi’nin baş karakteri:
Shakespeare’in Yahudi tefecisi Shylock (Venedik Taciri; 1594-1597) ve Moliere’in Harpagon’u (L’Avare-The Miser-Cimri; 1668) gibi bir karakter Giacinto Mazzatella…Giacinto paraya tapıyor…
Scola bize, Vittorio De Sica filmi Miracolo a Milano (1951) ya da 1970’lerin Arzu Film yapımlarındaki idealize edilmiş, masum, kurban, erdemli, tok gözlü, ahlaklı, namuslu, dürüst, suça bulaşmayan, en yüce duygulara sahip yoksul karakterlerden 180 derece farklı karakterler sunar…Scola’nın karakterleri son derece yoksul, kötü niyetli, suç makinesi, her tür suçu işlemeye eğilimli, şehvet düşkünü, çok kirli, en aşağılık ve en bayağı duygulara sahip, sabıka dosyaları odaları dolduran, son derece yozlaşmış, fahişelik, gaspçılık, dilencilik yaparak geçinen, mastürbasyon meraklıları için yayınlanan dergilere anadan doğma soyunan insanlardır…
İnsan denilen yaratığın ruhunun en karanlık, en barbar, en vahşi, en kusurlu noktalarına ve taraflarına ışık tutma konusunda, The 120 Days of Sodom (1785), Les Liaisons dangereuses (1782), Arsenic and Old Lace (1944), Heart of Darkness (1899) gibi sanat yapıtlarını kendine esin kaynağı olarak alan Scola bu filminde de son derece başarılı bir yönetmenlik performansı sergiler…
Dünya sinemasında taşlama, hiciv türünde bir doruk noktası:
Brutti, sporchi e cattivi
Kurosawa Japon gecekondu mahallelerinde yaşamı beyazperdeye getirmişti (Dodes’ka-den; 1970), Ettore Scola da Brutti, sporchi e cattivi’de (1976) İtalyan gecekondu yaşamını konu aldı…Bunu Fellini de Le notti di Cabiria (1957) adlı filminde en gerçekçi ve en çıplak biçimde yapmıştı…
Scola itiraf etmese de “A City Without Seasons” (1962’de yayınlanan roman; yazarı: Shūgorō Yamamoto) adlı roman ve Dodes’ka-den adlı filmden esinlenmiştir…Kurosawa bu filminin seyirci bulamaması üzerine 1971’de kendini öldürmeye kalkıştı…22 Aralık 1971’de, bileklerini ve boynunu usturayla keserek intihara teşebbüs etti…
Orhan Kemal Tersine Dünya’da kadınlar erkek, erkekler kadın gibi davranırsa ne oluru canlandırmıştı…Ettore Scola da bu filminde yoksullar hakkındaki tüm klişeleri çöpe atıyor…
Brutti, sporchi e cattivi’nin baş karakteri:
Shakespeare’in Yahudi tefecisi Shylock (Venedik Taciri; 1594-1597) ve Moliere’in Harpagon’u (L’Avare-The Miser-Cimri; 1668) gibi bir karakter Giacinto Mazzatella…Giacinto paraya tapıyor…
Scola bize, Vittorio De Sica filmi Miracolo a Milano (1951) ya da 1970’lerin Arzu Film yapımlarındaki idealize edilmiş, masum, kurban, erdemli, tok gözlü, ahlaklı, namuslu, dürüst, suça bulaşmayan, en yüce duygulara sahip yoksul karakterlerden 180 derece farklı karakterler sunar…Scola’nın karakterleri son derece yoksul, kötü niyetli, suç makinesi, her tür suçu işlemeye eğilimli, şehvet düşkünü, çok kirli, en aşağılık ve en bayağı duygulara sahip, sabıka dosyaları odaları dolduran, son derece yozlaşmış, fahişelik, gaspçılık, dilencilik yaparak geçinen, mastürbasyon meraklıları için yayınlanan dergilere anadan doğma soyunan insanlardır…
İnsan denilen yaratığın ruhunun en karanlık, en barbar, en vahşi, en kusurlu noktalarına ve taraflarına ışık tutma konusunda, The 120 Days of Sodom (1785), Les Liaisons dangereuses (1782), Arsenic and Old Lace (1944), Heart of Darkness (1899) gibi sanat yapıtlarını vesigorta şirketi dolandırmakla, zengin kızılderileri mallarına el koymak için organize ve sistematik şekilde ortadan kaldırmakla ünlü William Hale (1874-1962) gibi suç baronlarını kendine esin kaynağı olarak alan Scola bu filminde de son derece başarılı bir yönetmenlik performansı sergiler…
Hem Avrupa hem de Dünya Sinemasının en güzel filmlerinden bir olan bu filmi izledikten sonra , ne kadar filmi ve yönetmeni etkilediğini keşfedeceksiniz… Müthiş bir film….
Yönetmenle yapilan röportajlara göre önce bir belgesel olarak tasarlanıp sonradan uzun metrajlı film haline dönüşen tuhaf ve benzersiz bir film.
Abi çok iyiydi ya.
Bu filmi yıllardır arıyordum. Aklımda sadece bir İtalyan filmi olduğu kalmıştı. Aramadığım köşe-bucak kalmadı, nihayetinde 49 yıl sonra burada karşılaştım. Uğur kardeşime ne kadar teşekkür etsem azdır. Nihayetinde yıllardır öve öve bitiremediğim bu filmi artık çocuklara kanıtlayabilirim. Çünkü bulamadığım için gerçekte var olmayan hayali bir filmi övdüğümü düşünüyorlardı.
Çok teşekkürler uğur kardeşim.
Mükkemmel bir o oyunculuk ve efsane bir film
izleyin. tam bir trajedi komedya