Cape Fear – Korku Burnu
Süre: 128 Dakika
Ülke: ABD
1991
Max Cady, senelerdir yattığı hapisten yeni çıkmış bir tecavüzcüdür. Yıllar önce onu savunmuş olan avukat Sam Bowden ise ufak bir kasabada, 15 yaşındaki kızı ve karısıyla sakin bir hayat sürmektedir. Sam, zamanında Max'ı beraat ettirebilecek bir delili olmasına rağmen bunu müvekkilinden saklamıştır. Bu durumu öğrenen Max, intikam için kasabaya gelir ve ağlarını Sam'in hayat dolu kızı Danielle'in etrafında örmeye başlar.
Martin Scorsese'un yönettiği Cape Fear - Korku Burnu, toplam 5 ödül kazanmış bir yapım.
Bu film 1962 tarihli aynı isimli filmin yeniden çevrimi.Fakat aynı konuyu işlemiş olsa da bir kaç benzerlik dışında farklı bir senaryoya sahip farklı bir film.Ve benim düşünceme göre ilk filmden çok daha iyi bir yapım.Böyle düşünmemi sağlayan etkenler ise yönetmeni,senaryosu ve oyuncularıyla bilikte sahip olduğu teknolojik imkanlar.Yönetmen Martin Scorsese bir kaç sahne hariç filmin korku verici gerilim dolu atmosferini çok iyi oluşturmuş.Buna filmin başarılı kurgusunuda dahil ettiğinizde ortaya çok iyi bir suç gerilim filmi çıkıyor.Filmin zaman zaman düşen ritmi özellikle sonlara doğru yükseliyor.Bu filmin etkileyici müziğini yapan Elmer Bernstein ilk filmin müziğini yapan Bernard Herman`dan etkilenip uyarlamış.Filmde oyunculuklara ise ayrıca değinmek gerekiyor.İlk bakışta ideal bir aile görünümü çizen Bowden ailesinin fertleriyle başlayacak olursak aslındaki aralarındaki bağlar ve iletişim çok zayıf.Baba ve koca Avukat Bowden eşini aldatmış bu yüzden boşanmanın eşiğinden dönmüşlerdir.Bu rolde izlediğimiz Nick Nolte başına bela olan sadık olamama sorununa yeni taşındıkları yerde de aynı işten bekar genç bir kadınla samimi olarak devam etmektedir.Dışardan saygın,başarılı,iyi bir koca,iyi bir kız babası olarak görülse de gerçekte sorunundan tam kurtulamayan,eşine güven vermeyen,kızı ile de iletişimi iyi olmayan bir babadır..Bu durum eski müvekkili Max Cady ile mücadelesinde de zayıf kalan erkek rolüne çok uygın düşmektedir.Eşini canlandıran Jessica Lange da kocasına öfke duyan ama yine de seven,kızını ve ailesini korumaya çalışan kadın-anne rolünü başarıyla oynuyor.Juliette Lewis ise 16 yaşına girmeye gün sayan genç kız rolünde izliyoruz.Her genç gibi ergenlik sorunları ve ailesiyle çatışmaları olan,söz dinlemeyen,cinselliği merak edip yeni yeni keşfeden biri.Sonuçta o da Bowdwen ailesinin önemli bir parçası olduğu Daniella rolünde son derece başarılı.Hapiste kaybettiği 14 senesinin intikamını almak isteyen şiddete meyilli,psikopat ve tecavüzcü rolünde izlediğimiz Robert De Niro ise kuşkusuz en iyi oyunculuklarından birini sergiliyor.Zaten 1991 yılında en iyi erkek oyuncu dalında aday olduğu Oscar ödülünü o sene Kuzuların Sessizliği filmindeki Dr.Hannibal Lecter gibi efsanevi karakteri canlandıran Anthony Hopkins`e kaptırıyor dersem ne demek istediğim anlaşılır.Filmde bir de iki hoş süpriz yer almakta.Bunlar ilk filmdeki avukatı canlandıran Gregory Peck ile ondan intikam almak isteyen suçluyu canlandıran Robert Mitchum`a bu filmde rol verilmiş olması.Sonuç olarak sıkı bir gerilim filmi izlemek isteyenlere bu filmi önerir,izleyecek olan arkadaşlara da iyi seyirler dilerim…
İlk filmin gölgesinden bile geçemez.
1962 yapımlı film çok daha iyiydi.
ÇOK BAŞARILI OYUNCULUKLARI VE SÜRÜKLEYİCİ SENARYOSU İLE İZLENMESİ GEREKLİ BİR FİLM.
Cape Fear filminin 1962 yılındaki ilk çekiminde de Gregory Peck oynamıştı. Sayın Admin Gregory Peck’in oynadığı “Cape Fear” (1962)——–“Mirage”- Serap (1965) ve “On the Beach” – Sahilde (1959) filmlerini eklerseniz seviniriz. Saygılar