Conspiracy – Komplo
Süre: 96 Dakika
Ülke: ABD , Birleşik Krallık
2001
Nazi subayları ve SS liderleri Yahudi sorununa kesin bir çözüm getirmek için 1942 Wannsee Konferansında bir araya gelirler. Uzun tartışmaların ardından, tarihi Yahudileri Avrupa'dan sürme planını hayata geçirmeye karar verirler. Kararları, insanlık tarihinin en korkunç ve utanç verici olaylarından birine gebedir.
Fransız general Napoleon’un orduları 1812’de Moskova’ya girmiş ve şehri yakıp yıkmıştı…Çaykovski müziğiyle, Tolstoy romanıyla bu olayı ölümsüzleştirmiştir…
En az bin yıl hüküm sürecek yeni Roma imparatorluğunun kurucu babası ve Napoleon’dan, Cengiz Han’dan, Attila’dan, Topal Timur’dan, Julius Sezar’dan, Tiberius’tan, Augustus’tan, Claudius’tan, 2. Ramses’ten, İskender’den daha büyük bir istilacı, yağmacı komutan, fatih olarak tarihe geçmeyi hayatının en büyük hedefi haline getiren Hitler’in orduları Ocak 1942’de Moskova’ya çok yaklaşmalarına rağmen şehre giremedi…Hitler’in morali çok bozulmuştu Ocak 1942’de…
Stalin Doğu’dan Japon ordusunun Sovyetler Birliği’ne saldırmayacağını öğrendiğinden Sibiryadaki ordularını Batıya naklederek Almanların üzerine yollayabildi…
Moskova, Leningrad (Saint Petersburg) ve Stalingrad’ı (Volgograd) orduları ele geçiremeyen Hitler Ocak 1942’de Nazi devletine ayakbağı olarak gördüğü 11 milyon Avrupalı Yahudiyi kitle imha kamplarında ortadan kaldırmaya karar verdi…
Hitler, Mein Kampf (1925-1926) adlı iki bölümlük kitabında Yahudilerden, Bolşeviklerden nefretini ve fırsat bulursa onları esir, köle ya da imha edeceğini açıkça tüm dünyaya ilan etmişti…
Üstelik 300 milyondan fazla Hıristiyan Katoliğin temsilcisi Vatikan Roma Kilisesi Hitler’in Bolşevik ve Yahudi düşmanlığını paylaşmaktaydı…Hitler ve Vatikan Papalığı Yahudiler ve Komünistler konusunda aynı frekanstaydı…Papalık Hitler’in Yahudi soykırımını gün gün takip etmişti…
20 milyondan fazla Katoliğin yaşadığı Polonyadaki 3 milyon Yahudi Nazilerce öldürüldü…Yine 20 milyondan fazla Katoliğin yaşadığı Almanyada 500.000 Yahudi öldürüldü…Nazilerin öldürdüğü Yahudi sayısı 6.000.000 ulaştı…Fransızlar ülkelerindeki Yahudileri Nazilere teslim etti…
1933-1939 döneminde ABD Nazi mağduru Avrupalı Yahudileri topraklarına kabul etmedi…Yahudi yazar Stefan Zweig Avusturya’dan kaçmayı başararak Brezilya’ya sığınmayı başaranlardandı…
27 milyon Sovyetler Birliği vatandaşını öldüren Naziler Ukrayna dahil Sovyetler Birliği’nde 2.000.000’dan fazla Yahudiyi öldürdü…
Ocak 1942’de Alman bürokratlar 11 milyon Avrupalı Yahudiyi ortadan kaldırmak için bir planlama toplantısı için Berlin sayfiyesi Wannsee’de bir zamanlar zengin bir Yahudiye ait saray yavrusu köşkte bir araya geldiler…Hitler konferansa başkanlık etmesi için her fırsatta Berlin’deki Salon Kitty adlı genelevde tatlı hayat yaşayan , savaş bittiğinde Wannsee Konferansı’nın düzenlendiği köşkü kişisel konutu olarak kullanmak isteyen Reinhard Heydrich’i tercih etti…
Wannsee toplantısına katılan Alman devlet bürokratlarından Friedrich Wilhelm Kritzinger ve Wilhelm Stuckart bir zamanlar hukuk devletiyken tam bir faşist diktatörlüğe dönüşen Almanya’nın dehşet verici soykırım planına çeşitli ve haklı gerekçelerle itirazlarda bulunsalarda, Reinhard Heydrich onları bu toplantıya katılan tüm bürokratlar soykırım planını tam bir uzlaşma içinde harfiyen onaylamazsa Hitler’in çok sinirlenerek itirazlarda bulunan Nazi memurlarını acımasızca cezalandıracağını söyleyerek (onları ölümle tehdit ederek) tüm itirazlarını geri almaya zorladı ve ikna etti…
Die Wannseekonferenz (2022) ve “Conspiracy” (2001) adlı filmlere bu konferansın / toplantının tutanakları kaynak oldu…
Stanley Kubrick’in “Aryan Papers” adlı gerçekleşmeyen Yahudi soykırımı film projesine kaynaklık eden 1,273 sayfalık “The Destruction of the European Jews” adlı kitap (Raul Hilberg) Nazi savaş suçları konusundaki en temel başyapıt kabul edilebilir…
Soykırım hakkındaki ilk akla gelen filmler arasında, “Holocaust” (Marvin J. Chomsky), “Sophie’s Choice” (Alan J. Pakula), “Shoah” (Claude Lanzmann; 9 saat 26 dakika), “Seven Beauties” (Lina Wertmüller), “Schindler’s List” (Steven Spielberg), La vita è bella (Roberto Benigni), “Pianist” (Roman Polanski), Korczak (Andrej Wajda), “The Zone of Interest” (Jonathan Glazer), “Son of Saul-Saul fia” (László Nemes) , “Au revoir les enfants” (Louis Malle), “Monsieur Klein” (Joseph Losey) bulunuyor…
kanım dondu deriz ya…işte öyle bir film
Televizyon için yapılmış bir film. Aslında konusu yeterince ilginç ve büyük bir olaydan bahsediliyor. İnsan acımasızlığının gelebileceği noktaları göstermesi açısından çok ilginç. Sinemasal açıdan çok zengin olmayabilir ama konusu itibarı ile seyredilmesi gereken bir yapım. Kenneth Branagh da çok iyi ama benim oyum kesinlikle Stanley Tucci ye, muhteşem oynamış ve Altın Küre ödüllerinde yardımcı rolü ile ödül kazanmış.