Die Büchse der Pandora – Pandora’nın Kutusu
Süre: 109 Dakika
Ülke: Almanya
1929
Dansçı Lulu, saygın ve tanınmış bir gazete editörü olan Dr. Ludwif Schön'ün metresidir ve kirası zengin patronları tarafından ödenen bir evde kalmaktadır. Bir gün kapısı eski patronu Schigolch tarafından çalınır ve tam bu esnada Schön'de kapıda belirir. Eski patronunu terasa sakladıktan sonra sevgilisi Schön'den yıkıcı bir haber alır. Schön, bir bürokratın kızı olan Charlotte von Zarnikow ile evleneceğini söyler. Lulu onu kararından döndürmek için ikna etmeye çalıştığı sırada Schön, Schigolch'u fark eder ve ipler tamamen kopar. Ancak tüm bu yaşananlar bir hikayenin sonu değil, aksine karmaşık bir hikayenin başlangıcı olacaktır.
Georg Wilhelm Pabst'ın yönettiği 1929 yapımı Die Büchse der Pandora (Pandora's Box) - Pandora'nın Kutusu, bizi natüralizmin derinliklerine daldırıyor.
Canlı, sevimli, tatlı ve büyüleyici, seksi ve çekici Lulu… Öyle ki bırakamazsın peşini…
Diğer yandan kaprisli, dengesiz hareketleriyle ele avuca sığmayan Lulu…
Eğer gerçek karakterini göremeyecek kadar körleşmişsen, seni mükemmel bir müzik aleti gibi çalar dostum…
Sevginin en derin halinde bir başkasıyla ikileyiverir böyleleri.
Adamın hayatını allak bullak eder, kendisi terapistlikken seni oraya gönderir. Gezin, tozun, eğlenin, sevişin ama kapılmadan…
Hele evleneceksen aman dikkat En kestirmeden uza derim….
Film mi? e işte yazdık ya…
Louise Brooks’un dünya sahnelerine çıkmasını sağlayan ve belki de kariyerinin en iyi filmiymiş. Yönetmen özellikle ABD’ye dönmesini istememiş ve kariyerini Almanya’da devam ettirmesini istemiş. Ama oyuncu bunu kabul etmemiş ve ABD’ye dönmüş. Döndükten sonra çok kötü günler geçirmiş. İlk zamanlar sansürlü olarak izleyicinin karşısına çıkmış, sonu değiştirilmiş böylece seyircinin ve eleştirmenlerin ilgisini çekmemiş. Sonradan o yılların en iyi filmlerinden biri olarak görülmüş. Quentin Tarantino, filmi tüm zamanların en iyi 10 filmi arasında sıralıyormuş. Sinema tarihine ilgi duyanların izlemesi gereken bir yapım diye düşünüyorum .