Gummo
Süre: 89 Dakika
Ülke: ABD
1997
Pembe tavşankulağı takmış, tuvalette akordeon çalan yarı çıplak bir çocuk, meme uçlarına bant yapıştırıp çekmeyle memelerini büyütmeye çalışan iki kız, sokaklardan topladıkları kedileri suda boğan ya da tabancalarıyla öldürüp kilo başına Çin restoranlarına satan ve kazandıkları parayla özürlü kardeşini satan adama gidip özürlü bireyle ilişkiye giren iki genç, tornadonun etkisiyle mahvolmuş bir kasaba ve bu yıkımdan sonra normal insan yaşantısı formundan yavaş yavaş uzaklaşan insanlar, akıllara zarar, sinir bozucu, farklı bir film. Filmde aslında herhangi bir öykü/konu göremiyoruz, buna ihtiyaç da duyulmamış. Olaylar da birbirinin devamı niteliğinde değil, farklı sahneler, kesitler. Bir nevi mesaj kaygısı gütmeme durumu diyebiliriz filmin anlatışı için.
Film ayrıca daha önceden Larry Clark'ın Kids filminin senaryosunu yazan Harmony Korine'in ilk yönetmenlik denemesi olma özelliğini taşıyor.
Den brysomme mannen, freeze frame, ett hål i mitt hjärta ve la región salvaje ile birlikte = hayatımda izlediğim en tuhaf 5. film oldu…
Rahatsız edici sahneler var, varoluşsal sıkıntıları olan karakterler, yaşasa da yaşamasa da olur kıvamında hayatlar..
Filmin açıklama kısmında ne yazıyorsa harbiden de o var bu yapımda…
En sevdiğim filmlerden kesinlikle tavsiye ediyorum
gerçekten inanılmaz bi iş punk ı dibine kadar hiss ediyosunuz.diologlqar falanda müthiş
Aynen öyle film açıklamasında ne yazıyorsa harfiyen onu içerir. 😀
Ömrümde gördüğüm en yapmacık ve saçma film off ne alaka ya hiçte rahatsız edici değil sadece “yapmacık” (umarım yapmacık derken ne demek istediğimi anlamışsınızdır) cidden sinir olmamak elde değil gerçekten dayanılmaz sıkıcı bir film sadece o tavşan çocuk fikri güzelmiş keşke film ful o çocuktan ilerleseymiş yani benim aklıma bundan daha güzel bir senaryo geldi çok uzun oldu ama içimde kalmasından daha iyidir isteyen okur istemeyen okumaz önemli değil
NOT:”yapmacık” derken kısacası şundan bahsettim
Ya ne bilim hemen sex’miş tecavüz’müş sonra çeytan resimleri s@lk saçma konuşmalar küfürler ne alaka ya gerçekten senaristlerin akıllarına daha güzel ve garatıcı bir şey gelmemiş mi?