La Ceremonie – Seremoni
Süre: 112 Dakika
Ülke: Almanya , Fransa
1995
Sessiz ve utangaç bir kadın olan Sophie, burjuva bir hayat süren Lelievre ailesinin malikanesine hizmetçi olarak işe girer. İşverenlerinin isteklerini layıkıyla yerine getirmekte, aile de bu çekingen kadının çalışkanlığından memnun olmaktadır. Zamanla Sophie, kasabanın postanesinde çalışan tuhaf, enerjik ve marjinal bir kadın olan Jeanne ile yakın arkadaş olur.
İlerleyen günlerde Sophie'nin okuma yazma bilmediği ortaya çıkar. Bu durum, burjuvazist Lelievre ailesini hiç hoşnut etmez ve ailenin bu tutumu, Sophie'yi oldukça kızdırır. Kızgınlığını en yakın arkadaşı Jeanne'a açması ise, Lelievre ailesinin sonunun başlangıcı olacaktır.
Fransız Yeni Dalga'nın usta yönetmeni Claude Chabrol'un vazgeçemediği temalardan olan burjuvazinin sularında yüzen La Ceremonie - Seremoni, Ruth Rendell'in "A Judgement in Stone - Taştan Hüküm" adlı kitabından beyaz perdeye uyarlandı. Filmin toplam 9 ödülü bulunuyor.
Öyle vurucu bir film ki anlatılmaz izlemek lazım. isabelle Huppert oyunculuğu zaten müthiş. Hele sürpriz sonuyla insanı şaşkınlığın en üst seviyesine çıkarır.
Sanıyorum ki Chabrol bu filmiyle Haneke’nin Funny Games’ine ilham olmuş. Kesinlikle tavsiye ederim
KONUSUNA VE İÇERİĞİNE SAYGIM VAR ANCAK FİNAL BÖLÜMÜ ÇOK BAŞARISIZ. BİR ÇOK MANTIK HATASI VAR. BU YÜZDEN BAŞARILI BULMADIM. FİLMSİZ KALIRSANIZ İZLEYEBİLECEĞİNİZ VASATIN ALTI BİR YAPIM.
anarko feminist bir yaklaşımla bambaşka ufukları sizi sürükleyecek, ayrıca filmin bir sahnesinde trt int zerrin egeliler ve ekrana bakan sandrine bonnaire… ah be canım doğu batı dedikleri bu mu oluyor acep dedirtecek türden 😀 izleyin izlettirin sonra öyle bir gece rakı şarap neyim yaparken sohbeti olur süper olur.
Hayatımın en büyük korkularından biri de, onca yıl sinema üzerine kitap okuyup, film izleyip, üzerine dört yıl sinema bölümünü bitirdikten sonra, sosyal medya ve böyle sayfalar da insanlara sinema nedir ve hangi filmler ne için yapıldı diye açıklamak. Yorumları okumamam lazım biliyorum…
Size katılıyorum
Git bir daha oku okuduğun kitapları da bağlaç nasıl yazılır öğren. 🙂
İzlerken en çok utandığım filmlerdendi. Fena değil.
Korkunç bir hikaye Allah kimsenin başına vermesin ne diyelim
güzel oyunculuklar vahim son
Ilk 17 yaşimda, Fransiz Yeni Akim Yönetmenlerinin filmlerinin öğrencilere ücretsiz gösterildiği Film Festivalinde izlemiştim. Claude Chabrol gerçekten 20. Yy’ın efsane yönetmenlerinden. Chabrol, bu filmde Ruth Rendell’ın (ki favori Ingiliz gizem yazarlarimdandir,) ‘Judgement in the Stone’ adlı romanini harika uyarlamiş.
Huppert ki Chabrolun vazgeçilmez oyuncusu, performansı elektrik saçiyor denir ya o derece. Ama ben filmdeki en çarpici performansı, Sandrine Bonnaire’in ortaya koyduğunu düşünüyorum. Bu filmi hararetle tavsiye ederim.
Bu konsepti ilginç bulanlara, Dirk Bogart’in başrolde izleyiciyi ekrana kilitleyen The Servant filmini öneririm.