Morte a Venezia – Venedik’te Ölüm
Süre: 130 Dakika
Ülke: Fransa , İtalya
1971
Yurt dışına tek başına dinlenmek için tatile çıkmış olan bestekar Gustav Aschenbach Venedik'tedir ve tüm dünya kendisini içine kapalı, saygın, medeni bir insan olarak tanımaktadır. Ancak bir gün o ideal güzelliğin resmini görür ve anında kendi sonunu getirecek bu gizli tutkuya kendisini bırakır...
Thomas Mann'ın aynı adlı eserinden beyaz perdeye uyarlanan Morte a Venezia (Death in Venice) - Venedik'te Ölüm, hem görsel üslup açısından bir zafer hem de sinemada edebiyat uyarlamaları konusu üzerine bir inceleme niteliğinde. Cannes Film Festivali'nde 'Özel Ödül' alan yapım, toplamda 18 ödül kazandı.
Kusura bakmayın ama ,çok kalitesiz bir film,neden bu kadar abartılmış anlayamadım..
1971 yılında Cannes Film Festivalinde jüri özel ödülü, BAFTA’da en iyi sanat yönetmeni, en iyi sinematografi, en iyi kostüm tasarımı ve en iyi film müziği ödüllerini aldı. Oscar Akademi Ödüllerinde de en iyi kostüm tasarımı dalında aday oldu…
Eh istersen seyret !
Bjorn ♡
İNGİLTERE KRALİÇESİ VE KRALİÇENİN PRENSES KIZI TÜM DÜNYADA YASAKLANMA OLASILIĞI BULUNAN MARJİNAL BİR FİLMİ HİMAYELERİNE ALMIŞTI…
Thomas Mann’ın “Venedik’te Ölüm-Der Tod in Venedig” (1912) adlı kısa romanından uyarlanan film “Death of Venice” (1971) Warner Bros film şirketinin yöneticilerine bizzat La Scala operasının sponsoru olan Modrone dükünün torunu yönetmen Luchino Visconti tarafından Los Angeles’ta gösterildiğinde şirketin yöneticileri dehşete düştü…Verdikleri parayla çevrilen film ABD dahil birçok ülkede tümüyle yasaklanabilecek özellikler taşıyordu…Warner Bros yöneticileri romanın ne anlattığını anlaşılan hiç araştırmamışlardı…Filmi izleyenler biraz Avrupa kültür ikonlarının tarihçelerini biliyorlarsa filmin baş kişisinin heteroseksüel bir yaşam sürse de erkeklere karşı da özel bir ilgi duyan besteci Gustav Mahler’i tanımladığını hemen anlayabiliyorlardı…
Warner Bros yöneticileri “Death of Venice”in halka hiçbir zaman sunulmamasını aralarında tartıştılar…
Peki filmde ne anlatılıyordu?
Cevap: Yaşlı-ölmek üzere olan bir adamın çocuk yaşta bir erkeğin saf güzelliğine-masumiyetine derin hayranlığı…
Bu ilk gösterimden kısa bir süre sonra “Death of Venice”i hiçbir zaman seyircilere göstermeme kararı alan Warner Bros yöneticilerini çok şaşırtan bir şey bir olay oldu…
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth (1926-2022) ve onun kızı Prenses Anne (1950) sular altında kalarak yok olma tehlikesi-riski bulunan Venedik’i kurtarmak amaçlı para toplama kampanyası çerçevesinde özel bir gösterimde (1 Mart 1971 Pazartesi Londra galası) “Death of Venice”i izlemeye karar verdi…Böylece “Death of Venice”in yasaklanma-sansüre takılma sorunu ortadan kalkmış oldu..
****Luchino Visconti’nin Giuseppe Tomasi di Lampedusa’nın aynı adlı romanından uyarladığı “The Leopard”da Alain Delon’un canlandırdığı Tancredi karakteri “Her şeyin aynı kalması için her şeyin değişmesi gerekir” diyor. Bir fırsatçı ve aristokrat olan Tancredi, gücün-iktidarın aristokrasiden yükselen para babalarına-burjuvaziye, leoparlardan sırtlanlara geçtiğini kabul ediyor. Amcası Salina Prensi tarafından (filmde Salina Prensi’ni Burt Lancaster canlandırıyor) cesaretlendirilen Tancredi, ailesinin toplumun tepesindeki yerini güvence altına alabilmek için son derece görgüsüz ancak çok (yeni) zengin bir tüccarın kızıyla evlenir.
Visconti, Stendhal, Balzac ve Dostoyevski gibi yazarların eserleriyle entelektüelliğini beslemişti…
*****Ladies In Lavender-Lavanta Kokulu Kadınlar (2004) ise yaşamlarının son döneminde torunları yaşındaki çok genç bir adama hayranlıktan öte bir duyguyla bağlanan iki yalnız kadının öyküsüydü…
sırf björn için izledim film çok kötü. hiçbir anlamıda yok hatta adam biraz pedofili gibi duruyordu gözümde. film anlamsızdı hiç izlemeyin sadece yakışıklı bi çocuk var o kadar
1970 yılından ne bekliyor kanka