Tefeciler için çalışan ve tahsilata giden her yol mubahtır ilkesiyle davranan Gang Do zalimliğinin zirvesindedir. Fakat bir gün annesi olduğunu söyleyen bir kadın karşısına çıkacak ve yaşamını yeniden sorgulamasına neden olacaktır.
Dünya prömiyerini 2012 Venedik Film Festivali'nde yapan Pieta, toplam 23 ödül sahibi bir yapım.
Filmin ismi acı, ama ne acı….. Konusu ve işleyişi o kadar güzel ki insanın etkilenmemesi elde değil. İnsan önce kızıyor bu nasıl insanlıktır diyorsun, sonunda ise keşke böyle olmasaydı diyorsun.
-- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --
Izlerken empati yetegin yoksa seni gercekten kiskanirim.Elifce`nin dedigi gibi duygu karmasasi dolu film,Izledikten sonra pesin hukum verdigin icin kendine kiziyorsun ,kisaca izle hatta yonetmenin tum filmlerini izlemeni tavsiye ederim
— dikkat: yorum spoiler içermektedir. Filmi izlemediyseniz okumayın! —-
Kaybedecek bir şeyi olmayan insandan kork. Kang-do, karamsarlığının bedelini en ağır biçimde ödüyor. Bir insandan hem nefret edip, aynı zamanda ona sıkı sıkıya nasıl bağlanılabileceğini gösteren bir yapım. Yönetmen, otobandaki kırmızı şeritin(Kang-do’nun kanı) içine bizi de hapsediyor aslında. İzleyicinin kendisine soru sorma ihtimallerini de es geçmiyor. Karamsarlık kelimesine benim için anlam yükleyen Kang-do’ya sonsuz teşekkürler. Sevgisiz ve ilgisiz büyüyen bir insandan ne bekleyebiliriz? Filmin başında intihar eden delikanlı, finalin şifresidir denebilir. Filmde annesi gördüğümüz kadına sürekli tekrar ettirici sorular soruyor. Kadın, tekrar ettikleri arasından ”intikam” kelimesini çokça kullanıyor. Kadının bu kelimeyi kullanmasından annesi olmadığını anlayabiliriz. Ama Kang-do, gün geçtikçe onu annesi olarak kabul ediyor. (Kang-do’nun kendini sürekli tatmin etmesi yalnızlığından kaynaklanmaktadır.) Annem dediği kadının ördüğü kazak, aslında filmin başında intihar eden delikanlının kazağıdır. Kang-do kendisinden o kadar kopuktur ki, doğum gününü bile bilmez. Kadının onun annesi olmadığını, olmayan tehditlerden anlıyoruz. Senaryo çok iyiydi. ”Sevgili Kang-do, bu hayat sana kırmızı çizgiler çizdirir.”
— dikkat: yorum spoiler içermektedir. Filmi izlemediyseniz okumayın! —-
Bu sitede ne işin var senin ?Aykırı olarak dikkat çekmeye çalışıyorsun.Arkadaşlar bu arkadaş bir filme kötü diyorsa gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz.
ozlem aslında senin beğenin sebebiyle izledim filmi ..ama filim de senin beğeninde beş para etmezmiş..bundan sonra ki filim değerlendirmelerinin de tırt olacağına eminim. ayrıca burası babanın evi değil.
-- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --
İlk 40 dakika gerçekten çok iyi ilerliyor. ama sonra annesi olduğunu çok çabuk kabül ediyo oyunculuklar iyi ama seneryonun ikinci yarısı gerçekçi değil. Ayrıca bir insan kendine fiziksel işkence edebilirmi? Yönetmenin nerdeyse her filminde bu var kendisinde biraz sosyopatlık var gibi ürktüm.
Sitemizdeki tüm video içerikleri, çeşitli video servislerinden eklenmektedir. Video hak sahipleri kaldırılması istenen içerik ile ilgili olarak İLETİŞİM bölümünden yazmaları halinde en fazla 3 gün içerisinde içerik kaldırılacaktır. İLETİŞİM, sitemap
Filmin ismi acı, ama ne acı…..
Konusu ve işleyişi o kadar güzel ki insanın etkilenmemesi elde değil.
İnsan önce kızıyor bu nasıl insanlıktır diyorsun, sonunda ise keşke böyle olmasaydı diyorsun.
Izlerken empati yetegin yoksa seni gercekten kiskanirim.Elifce`nin dedigi gibi duygu karmasasi dolu film,Izledikten sonra pesin hukum verdigin icin kendine kiziyorsun ,kisaca izle hatta yonetmenin tum filmlerini izlemeni tavsiye ederim
— dikkat: yorum spoiler içermektedir. Filmi izlemediyseniz okumayın! —-
Kaybedecek bir şeyi olmayan insandan kork. Kang-do, karamsarlığının bedelini en ağır biçimde ödüyor. Bir insandan hem nefret edip, aynı zamanda ona sıkı sıkıya nasıl bağlanılabileceğini gösteren bir yapım. Yönetmen, otobandaki kırmızı şeritin(Kang-do’nun kanı) içine bizi de hapsediyor aslında. İzleyicinin kendisine soru sorma ihtimallerini de es geçmiyor. Karamsarlık kelimesine benim için anlam yükleyen Kang-do’ya sonsuz teşekkürler. Sevgisiz ve ilgisiz büyüyen bir insandan ne bekleyebiliriz? Filmin başında intihar eden delikanlı, finalin şifresidir denebilir. Filmde annesi gördüğümüz kadına sürekli tekrar ettirici sorular soruyor. Kadın, tekrar ettikleri arasından ”intikam” kelimesini çokça kullanıyor. Kadının bu kelimeyi kullanmasından annesi olmadığını anlayabiliriz. Ama Kang-do, gün geçtikçe onu annesi olarak kabul ediyor. (Kang-do’nun kendini sürekli tatmin etmesi yalnızlığından kaynaklanmaktadır.) Annem dediği kadının ördüğü kazak, aslında filmin başında intihar eden delikanlının kazağıdır. Kang-do kendisinden o kadar kopuktur ki, doğum gününü bile bilmez. Kadının onun annesi olmadığını, olmayan tehditlerden anlıyoruz. Senaryo çok iyiydi.
”Sevgili Kang-do, bu hayat sana kırmızı çizgiler çizdirir.”
— dikkat: yorum spoiler içermektedir. Filmi izlemediyseniz okumayın! —-
İzlediğim en iyi film.
2/10 rezalet bir film boktan
Bu sitede ne işin var senin ?Aykırı olarak dikkat çekmeye çalışıyorsun.Arkadaşlar bu arkadaş bir filme kötü diyorsa gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz.
ozlem aslında senin beğenin sebebiyle izledim filmi ..ama filim de senin beğeninde beş para etmezmiş..bundan sonra ki filim değerlendirmelerinin de tırt olacağına eminim.
ayrıca burası babanın evi değil.
İlk 40 dakika gerçekten çok iyi ilerliyor. ama sonra annesi olduğunu çok çabuk kabül ediyo oyunculuklar iyi ama seneryonun ikinci yarısı gerçekçi değil. Ayrıca bir insan kendine fiziksel işkence edebilirmi? Yönetmenin nerdeyse her filminde bu var kendisinde biraz sosyopatlık var gibi ürktüm.
Bu film bir başyapıt. Kore sinemasının en iyi filmi. Bunu beğenmeyen ya filmden anlamıyor yada akıl sağlığı anlamasına yetersiz geliyor.
en büyük eksikliğini elinden aldı
film tam bi başyapıt