Profondo Rosso – Derin Kırmızı
Süre: 127 Dakika
Ülke: İtalya
1975
Caz piyanisti ve müzik hocası Marcus Daly kanlı bir cinayete şahit olduktan sonra, cinayetin ardındaki gizemi araştırmaya başlar. Zamanla cinayetlerin sayısı artmaya başlar ve Daly cinayetlerle kendisi arasındaki bağlantıdan yola çıkarak, katilin kim olduğunu bulmaya çalışır. Katile giden yol, sırlarla dolu bir bulmacayı andırmaktadır.
Dario Argento'nun yönettiği Profondo Rosso (Deep Red) - Derin Kırmızı, Türkçe altyazılı izlemeniz için sizlerle...
ustad darıo argento çekerde kötü olur mu 🙂
Hikayede gerçekleşen önemli olaylar hakkında merak yaratmak ve bir şeyler sezdirmek için cisimleri çok yakında incelememiz sağlanıyor. Bu ayrıntılar olayları ve karakterleri çözümlemede birer ipucu olarak kullanılıyor. Bu ayrıntıların birer birer verilmesi ama ana çerçevenin gösterilmemesi Gestalt kuramının kısmen kullanıldığına işaret ediyor. Figür önemliyken arka plan esgeçilmemeli; görselliğin zihnin göstergesi olduğu ihmâl edilmemeli; tek bir şeyi gördüğümüzde diğerleriyle birleştirebilmeliyiz. Elimize parçalar uzatılıyor ve bizden bu parçaları birleştirerek gerçek olana ulaşmamız isteniyor. Dokular, sesler, cisimler bu parçaların önemli bir kısmını oluştururken katilin kişiliği konusunda da bilgiler veriyor. Cinayeti işlemeden önce çocuk şarkısı çalması, boynundan asılmış oyuncak bebek, Evdeki Hayalet kitabı, katil çocuk imgeleri… Hepsi katilin psikolojisinde izler bırakan parçalar niteliğinde. Marc’ın piyano çaldığı sahnede bir anda tavandan gelen toz parçacıklarının gösterilmesi, açılış sekansındaki müziğin kulaklara gelmesi ve adım attıkça artan gıcırtı seslerinin ardından, olayın nedenine gelene kadar izleyicinin aklından birbir çeşit soru geçmesi de bu kurama farklı bir örnek niteliğinde verilebilir.. Bu da filmin tamamında sonuçtan nedene doğru bir akış olduğunun küçük bir örneği. Karakterlere gelirsek, onlar ne düşündüklerini ve hissettiklerini ifade ediyorlar, ama vücut dilindeki ayrıntılar bize daha büyük bilgiler veriyor. Örneğin bir sahnede kulağa gelen hafif müziğin ardından kadının göz hareketlerine odaklanan kamera sayesinde kadının ne kadar meraklandığını anlıyoruz. Aynı zamanda büyük çerçevenin küçük ayrıntıları izleyiciye verilmek istenen duyguları aktarıyor. Ama kamera büyüleri burada bitmiyor. Bazen de sahneyi çok uzaktan görürüz. Karakterler küçücük görünürlerken mekanlar gözümüze sokuluyor. Ayrıca bu çerçevelerde simetri önemli bir öge.
fazla abartılacak bir film değil. Müzik rahatsız edici ama uyumsuz olmuş. Karekterlerde çok iyi oyunculuk göremedim. Katil zorlama olmuş. Yer yer yeşilçam filmi havası gördüm, özellikle kadın gazetecinin hareketlerinde. Bir sürü zorlama sahne var. İzlemeseniz daha iyi.
Nasıl bir site ya her film var
sonsuz teşekkürlerimi sunarım
Ilk giallo filmi deneyimim galiba (?) Bilmediğim bir ekol. Yönetmen , sinemograf harika. Estetik açisindan 7.5/10 ama kurgu ama diyalog ama karakter gelisimi ve derinliği derseniz yok. Iyi bir başlangıç, gizem tam filiz verdi derken…gazeteciyle piyanistin, tırnakla camı cizdiğinizde çıkan tüy ürpetici sese eş değer ruhi kasilma yaratan diyaloglari, berbat diyaloglar, kötü oyunculuk (i.e. Carlo) kel alaka kişilerin cinayet atastirmasi ..gitti gizem..gitti merak..biraktim yarida..belki bir başka ekibin filmine göz atarım ileri de. Giallo buysa benlik değil