Alan Clarke'ın yönettiği 1979 yapımı Scum, İngiltere'de bulunan ve kötülüğüyle nam salmış bir ıslahevindeki çocukların hayatta kalma mücadelesini konu ediniyor.
-- Yazının Bu kısmı spoiler içermektedir. Görmek için tıklayınız. --
Öncelikle böyle değerli filmleri yayınladıkları için site yönetimine teşekkür ediyorum. Filmde öğrencilerin gönderildiği ”ıslahevi” kesinlikle bir ıslahevinden öte bir işkence merkezi gibi. Buraya gönderilen çocuklar ve gençler, psikolojik baskının yanı sıra fiziksel de şiddete uğruyor. Hapishanelerdeki gibi bir ağalık sistemiyle, sözü geçen öğrenciler diğerlerine şiddet uyguluyor, yönetim de bundan kazançlı çıktığı için ses çıkarmıyor. Gururu yaklar altına alınan ve şikayet etmeye korkan öğrenciler zamanlar akıllarını yitirmeye ve delirmeye başlıyor. Filmin sonunda kendilerine hayvanlardan da beter müdahale edilmesiyle öğrenciler isyan ediyor. Kendisi de zorbalığa uğrayan ve kendisine zorbalık uygulayanlara karşı şiddet uygulayıp ağalık makamına gelen ana karakterin de menfaatleri olmasına rağmen sabrı taşıyor ve isyana katılıyor. Tabi böyle bir isyan, yöneticilerin bağnaz, kuralcı ve işkenceci tutumuna hiçbir ders vermiyor ve tabi ki bu isyandan öğrenciler sorumlu tutuluyor. Film tamamen gerçekçi bir yapıda ve giderek sizi de etkisi altına alıyor. Hatta suçlulara bir sevgi bile duymaya başlıyorsunuz. Zorba öğrencilerin de isyana katılması da onlar açısından çok ironik tabi. Adeta baskıcı bir rejimi tüm çıplaklığıyla anlatan bu efsane filmin sonucunda beklenen oluyor ve film İngiltere’de kısıtlamalara uğruyor. Uğramaması da beklenemezdi zaten. Fakat geçen zamanlar birlikte filmde gösterilen sistem de reforme edilmiştir.
Sitemizdeki tüm video içerikleri, çeşitli video servislerinden eklenmektedir. Video hak sahipleri kaldırılması istenen içerik ile ilgili olarak İLETİŞİM bölümünden yazmaları halinde en fazla 3 gün içerisinde içerik kaldırılacaktır. İLETİŞİM, sitemap
Böylesine değerli ve önemli filmleri paylaştığınız için teşekkürler Uğur Film.
Öncelikle böyle değerli filmleri yayınladıkları için site yönetimine teşekkür ediyorum. Filmde öğrencilerin gönderildiği ”ıslahevi” kesinlikle bir ıslahevinden öte bir işkence merkezi gibi. Buraya gönderilen çocuklar ve gençler, psikolojik baskının yanı sıra fiziksel de şiddete uğruyor. Hapishanelerdeki gibi bir ağalık sistemiyle, sözü geçen öğrenciler diğerlerine şiddet uyguluyor, yönetim de bundan kazançlı çıktığı için ses çıkarmıyor. Gururu yaklar altına alınan ve şikayet etmeye korkan öğrenciler zamanlar akıllarını yitirmeye ve delirmeye başlıyor. Filmin sonunda kendilerine hayvanlardan da beter müdahale edilmesiyle öğrenciler isyan ediyor. Kendisi de zorbalığa uğrayan ve kendisine zorbalık uygulayanlara karşı şiddet uygulayıp ağalık makamına gelen ana karakterin de menfaatleri olmasına rağmen sabrı taşıyor ve isyana katılıyor. Tabi böyle bir isyan, yöneticilerin bağnaz, kuralcı ve işkenceci tutumuna hiçbir ders vermiyor ve tabi ki bu isyandan öğrenciler sorumlu tutuluyor. Film tamamen gerçekçi bir yapıda ve giderek sizi de etkisi altına alıyor. Hatta suçlulara bir sevgi bile duymaya başlıyorsunuz. Zorba öğrencilerin de isyana katılması da onlar açısından çok ironik tabi. Adeta baskıcı bir rejimi tüm çıplaklığıyla anlatan bu efsane filmin sonucunda beklenen oluyor ve film İngiltere’de kısıtlamalara uğruyor. Uğramaması da beklenemezdi zaten. Fakat geçen zamanlar birlikte filmde gösterilen sistem de reforme edilmiştir.
anlamlıı bir yapım, ıslah evindeki durumu güzel özetlemiş