Sullivan’s Travels – Aşk Yıldızı
Süre: 90 Dakika
Ülke: ABD
1941
John Sullivan, hafif eğlencelik filmlerin unutulmaz yönetmeni iken artık çizgi değiştirmeye karar vermiş ve yoksul insanların, ezilmiş kişilerin sorunlarını anlatmaya heveslenmiştir. Ancak yine de ilk denemesindeki sonuç kendisini tatmin etmez. Fakir ve aç insanların sorunlarını yeterince anlayamadığını düşünmektedir. Bunu nasıl halledeceğini düşünürken çözümü bulur: fakir insanları anlamak için onlardan biri olması gerekmektedir. Sullivan, tüm servetini bir süreliğine bırakır ve gerçek bir fakir gibi yaşamak için cebinde beş parası olmadan yollara düşer. Acaba elinde hiçbir şey olmadan yaşamayı becerebilecek midir?
Sullivan's Travels - Aşk Yıldızı, Türkçe altyazılı izle meniz için sizlerle...
Önergesi çok ilginç güzel film. Nuri Bilge mi? recep ivedik mi? Sorularının cevabi filmin sonunda.
çok iyi film.
Konuda da belirtildiği gibi, komedi filmleriyle ün yapmış; toplumun dezavantajlı kesimlerine, onların hayatını beyazperdeye aktararak ulaşabileceğini düşünen bir yönetmen başrolümüz (Joel McCrea) var. Kendisi o geçmişten gelmediği için onları anlayabilmek adına, çareyi yoksulların arasında bir süre yaşamakta buluyor ve ilk durağında, kendisine üzülen bir kadınla beraber (Veronika Lake) maceraya başlıyor.
Buraya kadar tamam; ancak (bana göre) 60 dk. boyunca karakterlerimiz “fakircilik” oynamaktan başka bir şey yapmıyor. Çünkü hikaye, önermesinin etrafında dolaşan bir anlatıma sahip. Sonra bir dramatik gelişmeyle (62. dk.) filmin yönü, son 20 dakikada ise (70. dk.) filmin türü değişir gibi oluyor ancak çabuk vazgeçiliyor. Halbuki, oradan da ilerlenebilirdi. Ana fikrini ise, kilisedeki sahne ve son dakika içinde diyalog olarak verip bitiyor: “İnsanları güldürebilmek çok erdemli bir şey. Birçok insanın sahip olduğu tek şeyin bu olduğunu biliyor muydunuz? Fazla değil ama bu çivisi çıkmış dünyada hiçbir şey olmamasından iyidir”
Şüphesiz ki, değerli bir ana fikri var ama ilk 60 dakikalık gevelemeyi toparlayamadığı için, derdini (bence) etkili anlatamayıp söylemek zorunda kalmış. Yapımın hem senaristi hem yönetmeni Preston Struges’ın (John Garfield’ın kendi deneyimlerini yazdığı hikayelerden ilham almış) başarısız performansı nedeniyle filmi beğenmeden izledim Çünkü, bir filmin ne anlattığı önemli olsa da, nasıl anlattığı daha önemli. Hülasa, evet ana fikri oldukça iyi, Joel McCrea fena oynamamış, yine de izlenebilir bir yapım, doğru; ancak çok etkili bir eser olabilirdi. Sanırım kaça bu fırsata kızdım 🙂 Benim için 6.5/10..
Ek: Veronica Lake’in bir kaç filmini izlemişimdir. Ne oyunculuğunun ne duruşunun bir duygu verdiğini hatırlamıyorum.