Le Sel De La Terre – Toprağın Tuzu
Süre: 110 Dakika
Ülke: Brezilya , Fransa , İtalya
2014
Fotoğraf sanatçısı ve kaşif Sebastião Salgado, kırk yıl boyunca insanlığın her daim değişime uğrayan karakterinin izini sürüp dünyanın yakın tarihte deneyimlediği açlık, göç ve uluslararası anlaşmazlıklar gibi önemli olaylara tanık olmuş ve bunları ölümsüzleştirmişti. Sanatçı bu kez modern uygarlık tarafından henüz zarar görmemiş toprakların keşfine çıkıp Vrangel Adası, Batı Papua ve Brezilya'nın Panatanal bölgesi gibi yerlerde sıra dışı çekimler yapıyor.
Sebastião Salgado, oğlu Juliano Ribeiro Salgado ile birlikte bir seyahate çıkar, Wim Wenders da bir dış göz olarak onlara eşlik eder. Wenders’ın Juliano ile birlikte yönettiği The Salt of the Earth, ünlü fotoğrafçının hayatını, yürüttüğü ve yarattığı projeleri kapsar. Salgado’nun gezegene ve kozmik evrene, küresel kapitalizme, insanlığın vahşetine, sömürüye, insanı arsızlaştıran egemenlik hırsına açılan fotoğraflarıyla birlikte, son periyodun en başarılı belgeseli ortaya çıkıyor. Le Sel De La Terre (The Salt of the Earth) - Toprağın Tuzu, sizlerle...
“Çevirmen” arkadaş türkçe biliyor mu acaba? Gözlerim kanadı o ne öyle yahu. De ler ki ler havada uçuşuyor küfretmek istiyorum o kadar rahatsız oldum. Sen bir daha çeviri yapma kardeşim
Bu bir film, kurgu değil; dunyanin dört bir yanından fotoğraflarla belgelenmiş şahane belgesel. Hep fotoğraf değil film gibi çekimler de var. Kimi zaman siyah-beyaz kimi zaman renkli. Herkes mutlaka ama mutlaka seyretmeli. Ilk baslarda 50 bin kisilik açık çukura dogru inen insanların altın madeni, değişik kültürler sonra açlık, kıtlık, ölümler, hastalık, göçler, doğanın tahribi ve en sonra da doğanın yeniden canlandırılması, sular, hayvanlar, kabileler ….. vs. Insanoglunun hırsı, nefreti, tarih boyunca kendi türüne yaptıkları… Nasıl bir varlık şu insanoğlu? Yine de iyi ki iyiler var içimizde. Azimli, duyarli olmak; empati yapabilmek; muhteşem olabilmek. Seyrederken ortalarda yüreğim daraldı; sona doğru biraz da olsa içim açıldı. O kepçe fotoğrafı, petrol kuyularının yanması, kuşlar da neydi öyle? ( Ben tüm bu konulari içeren ayrı ayrı belgeselleri başka zamanlarda izlediğim için doğrusu şanslıyım.) Dünyaca ünlü Sebastian Salgado ve ailesi de anlatılıyor. Çocukluğu, yaşadığı yerler, eşi, çocukları. S. Salgada iyi ki fotoğrafcı olmuş. Eşi Lelia da yardımcısı. Teşekkürler S. Salgado, Lelia ve uğur film.
Kepçelerin insanları toplu halde toprağa koyması çok acı aynı şekilde açlıktan iskelete dönmüş insanlar da. En acısı da bu insanların bunlari yaşamış olması !
Keşke hiçbiri yaşanmasaydı. İnsanlar yaptıklarından hiç ders almazlar gün
geçtikçe daha bir hırsla vahşileşir.
Sanki hiç ölmeyecek gibi , bu dünya onların dünyası gibi. Ne yazık ki günümüzde de bunlar var…