The Sound of Fury Cy Endfield tarafından yönetilen ve Frank Lovejoy, Kathleen Ryan ve Richard Carlson’ın oynadığı 1950 tarihli bir Amerikan kara filmi. Film, senaryosunu da yazan Jo Pagano’nun 1947 tarihli The Condemned adlı romanından uyarlanmıştır. Pagano’nun romanı San Jose, California’daki Hart’s Department Store’un sahibinin oğlu Brooke Hart’ın 1933’te kaçırılıp öldürülmesine dayanmaktadır. İki zanlı tutuklandı ve hapise atıldı, ancak bir linç çetesi hapishaneye girdi, zanlıları dışarı çıkardı ve sokağın karşısındaki şehir parkına götürerek bir ağaca astılar. Filmde linç çetesine liderlik eden bazı kişiler Santa Sierra Üniversitesi tişörtleri giyiyor. O dönemde okul veya takım isimlerinin yazılı olduğu giysiler giymek nadir görülmesine rağmen filmde kullanıldı. Bunun nedeni Bu hikayenin dayandığı olayda kaçırılıp öldürülen genç adam Brooke Hart, Santa Clara Üniversitesi’nden yeni mezun olmuştu. O linç olayında hiç kimse tutuklanmamış veya kimliği belirlenmemiş olsa da, kalabalığın Hart’ın arkadaşları ve kolejden sınıf arkadaşları tarafından yönetildiğine inanılmaktadır. Çocuk oyuncu Jackie Coogan, Santa Clara’da bir öğrenciydi ve Hart ile arkadaştı. Kalabalığın arasında açıkça görüldüğü ve adamlardan birini asmak için kullanılan iplerden birini tuttuğu ifade edilmektedir. Fritz Lang’ın yönettiği 1936 yapımı Fury filmi de aynı olaydan esinlenmiştir. Martin Scorsese, filmin kalan tek 35 mm’lik baskısına sahipti ve 2013’te filmin restore edilmiş yeni baskı için kullanılmasına izin verdi. The Sound of Fury, Film Noir Vakfı tarafından restore edildi. 1950 yapımı film ilk gösterime girdiğinde başarısız olduktan sonra, daha korkunç bir başlık olan “Try and Get Me!” adıyla yeniden yayınlandı. Filmin yönetmeni Cy Endfield’ın Hollywood kara listesi nedeniyle Birleşik Krallık’a kaçmak zorunda kalmadan önceki son Amerikan filmiydi. Filmin kadrosundan American Faaliyetleri Komisyonu’na ters düşen tek kişi Cy Endfield değildi. Lloyd Bridges de sorguya çekildi ancak çeşitli isimler vererek kariyerini devam ettirmeyi başardı. Endfield ise, İngiltere’de Hell Drivers (1957) ve Zulu (1964) gibi filmleri yöneterek oldukça başarılı bir kariyer elde etmeyi başardı. Film, Liz Renay, Lynn Gray, Marie Adele Jergens, Joe E. Ross ve Jane Easton’ın ilk filmidir. Eleştirmen Thom Andersen tarafından, solcu bir anlatı içeren kara filmin (film-noir) bir alt kategori olarak film gris (Gri film) olarak tanımlanmasını önerdi. Raymond Borde ve Etienne Chaumeton, Amerikan kara filmi üzerine bir çalışmada, “hapishane saldırısının savaş sonrası Amerikan sinemasının en acımasız sekanslarından biri olmaya devam ettiğini” yazdı. Film hapishaneye saldırı esnasında güvenlik güçlerine uygulanan şiddet görüntüleriyle dikkat çekiyor ve bir çok filmden bu nedenle de ayrılıyor. Basın ve özellikle güçlü bir toplum eleştirisi filmin temel dayanakları. Hollywood kara listesinde yer alan Cy Endfield’ın unutturulmaya çalışılan filmi sinema tarihinin ve film noir türünün küçük bir hazinesi gibi karşıma çıktı. Filmi paylaşan Uğur Film’e bu nedenle ayrıca teşekkür ederim. Kesinlikle seyredilmesi gereken bir film The Sound of Fury. Baş rol oyuncusu Frank Lovejoy da bildiğim bir isim değildi. Lovejoy, 1912’de Bronx, New York’ta doğdu, gençken Wall Street’te çalıştı, ancak 1929’daki Büyük Borsa Çöküşü işini kaybetmesine neden oldu ve geçimini sağlamak için oyunculuğa başladı. Broadway’de ve radyo programlarında görev aldı. Kariyeri boyunca bir dizi dedektif, sokak polisi, muhabir, asker vb oynadı. İlk filmini 1948’de yaptı, istikrarlı bir şekilde çalıştı, esas olarak yardımcı rollerde bazen de birinci rolde görev aldı. The Otostopçu (1953) adlı klasik filmde en iyi rollerinden birini oynadı. 1962’de New York’ta Manhattan’ın merkezindeki Hotel Warwick’te sabahın erken saatlerinde kalp krizinden öldü. Öldüğünde 50 yaşındaydı.
Frank Lovejoy’un oynadığı, Ida Lupino yönetiminde The Hitch-Hiker (1953) Otostopçu filmi ile Gerd Oswald’ın yönettiği 1956 yapımı Ölmeden Evvel – A Kiss Before Dying filmlerini paylaşırsanız Kara FİLM sevenleri memnun edersiniz :))
Hiç bilmediğim ve adını dahi duymadığım bir yapımdı, biraz kötü bir kopyasından izledim. Yapım kara film olmasının yanında bir sistem eleştirisi ve aynı zamanda basın/gazetecilik için de bir sorgulama olarak okunabilir. Aşağıdaki açıklamalar için teşekkürler. Gayet doyurucu açıklamalar ve bilgilendirmeler.
Sitemizdeki tüm video içerikleri, çeşitli video servislerinden eklenmektedir. Video hak sahipleri kaldırılması istenen içerik ile ilgili olarak İLETİŞİM bölümünden yazmaları halinde en fazla 3 gün içerisinde içerik kaldırılacaktır. İLETİŞİM, sitemap
The Sound of Fury Cy Endfield tarafından yönetilen ve Frank Lovejoy, Kathleen Ryan ve Richard Carlson’ın oynadığı 1950 tarihli bir Amerikan kara filmi. Film, senaryosunu da yazan Jo Pagano’nun 1947 tarihli The Condemned adlı romanından uyarlanmıştır. Pagano’nun romanı San Jose, California’daki Hart’s Department Store’un sahibinin oğlu Brooke Hart’ın 1933’te kaçırılıp öldürülmesine dayanmaktadır. İki zanlı tutuklandı ve hapise atıldı, ancak bir linç çetesi hapishaneye girdi, zanlıları dışarı çıkardı ve sokağın karşısındaki şehir parkına götürerek bir ağaca astılar. Filmde linç çetesine liderlik eden bazı kişiler Santa Sierra Üniversitesi tişörtleri giyiyor. O dönemde okul veya takım isimlerinin yazılı olduğu giysiler giymek nadir görülmesine rağmen filmde kullanıldı. Bunun nedeni Bu hikayenin dayandığı olayda kaçırılıp öldürülen genç adam Brooke Hart, Santa Clara Üniversitesi’nden yeni mezun olmuştu. O linç olayında hiç kimse tutuklanmamış veya kimliği belirlenmemiş olsa da, kalabalığın Hart’ın arkadaşları ve kolejden sınıf arkadaşları tarafından yönetildiğine inanılmaktadır. Çocuk oyuncu Jackie Coogan, Santa Clara’da bir öğrenciydi ve Hart ile arkadaştı. Kalabalığın arasında açıkça görüldüğü ve adamlardan birini asmak için kullanılan iplerden birini tuttuğu ifade edilmektedir. Fritz Lang’ın yönettiği 1936 yapımı Fury filmi de aynı olaydan esinlenmiştir. Martin Scorsese, filmin kalan tek 35 mm’lik baskısına sahipti ve 2013’te filmin restore edilmiş yeni baskı için kullanılmasına izin verdi. The Sound of Fury, Film Noir Vakfı tarafından restore edildi. 1950 yapımı film ilk gösterime girdiğinde başarısız olduktan sonra, daha korkunç bir başlık olan “Try and Get Me!” adıyla yeniden yayınlandı. Filmin yönetmeni Cy Endfield’ın Hollywood kara listesi nedeniyle Birleşik Krallık’a kaçmak zorunda kalmadan önceki son Amerikan filmiydi. Filmin kadrosundan American Faaliyetleri Komisyonu’na ters düşen tek kişi Cy Endfield değildi. Lloyd Bridges de sorguya çekildi ancak çeşitli isimler vererek kariyerini devam ettirmeyi başardı. Endfield ise, İngiltere’de Hell Drivers (1957) ve Zulu (1964) gibi filmleri yöneterek oldukça başarılı bir kariyer elde etmeyi başardı. Film, Liz Renay, Lynn Gray, Marie Adele Jergens, Joe E. Ross ve Jane Easton’ın ilk filmidir. Eleştirmen Thom Andersen tarafından, solcu bir anlatı içeren kara filmin (film-noir) bir alt kategori olarak film gris (Gri film) olarak tanımlanmasını önerdi. Raymond Borde ve Etienne Chaumeton, Amerikan kara filmi üzerine bir çalışmada, “hapishane saldırısının savaş sonrası Amerikan sinemasının en acımasız sekanslarından biri olmaya devam ettiğini” yazdı. Film hapishaneye saldırı esnasında güvenlik güçlerine uygulanan şiddet görüntüleriyle dikkat çekiyor ve bir çok filmden bu nedenle de ayrılıyor. Basın ve özellikle güçlü bir toplum eleştirisi filmin temel dayanakları. Hollywood kara listesinde yer alan Cy Endfield’ın unutturulmaya çalışılan filmi sinema tarihinin ve film noir türünün küçük bir hazinesi gibi karşıma çıktı. Filmi paylaşan Uğur Film’e bu nedenle ayrıca teşekkür ederim. Kesinlikle seyredilmesi gereken bir film The Sound of Fury.
Baş rol oyuncusu Frank Lovejoy da bildiğim bir isim değildi. Lovejoy, 1912’de Bronx, New York’ta doğdu, gençken Wall Street’te çalıştı, ancak 1929’daki Büyük Borsa Çöküşü işini kaybetmesine neden oldu ve geçimini sağlamak için oyunculuğa başladı. Broadway’de ve radyo programlarında görev aldı. Kariyeri boyunca bir dizi dedektif, sokak polisi, muhabir, asker vb oynadı. İlk filmini 1948’de yaptı, istikrarlı bir şekilde çalıştı, esas olarak yardımcı rollerde bazen de birinci rolde görev aldı. The Otostopçu (1953) adlı klasik filmde en iyi rollerinden birini oynadı. 1962’de New York’ta Manhattan’ın merkezindeki Hotel Warwick’te sabahın erken saatlerinde kalp krizinden öldü. Öldüğünde 50 yaşındaydı.
Yönetmen Cy Endfield’ın 1964 yapımı SUÇ ŞEHRİ – ZULU filmini bulmak mümkün müdür?
Hitit’in yazısında geçen Frank Lovejoy’un oynadığı, Ida Lupino yönetiminde The Hitch-Hiker (1953) Otostopçu filmini paylaşabilir misiniz?
Ida Lupino yönetiminde The Hitch-Hiker (1953) Otostopçu filmini bulmak mümkün mü?
Altyazı- senkron vb soru yoktur umarım?
Frank Lovejoy’un oynadığı, Ida Lupino yönetiminde The Hitch-Hiker (1953) Otostopçu filmi ile Gerd Oswald’ın yönettiği 1956 yapımı Ölmeden Evvel – A Kiss Before Dying filmlerini paylaşırsanız Kara FİLM sevenleri memnun edersiniz :))
Hiç bilmediğim ve adını dahi duymadığım bir yapımdı, biraz kötü bir kopyasından izledim. Yapım kara film olmasının yanında bir sistem eleştirisi ve aynı zamanda basın/gazetecilik için de bir sorgulama olarak okunabilir. Aşağıdaki açıklamalar için teşekkürler. Gayet doyurucu açıklamalar ve bilgilendirmeler.